ADADAKİ VARLIĞIMIZ VURGULANDI… Kıbrıs Türk Ticaret Odası’nın organizasyonuyla dün sabah Brüksel’e giden Kıbrıslı Türkler, Doğrudan Ticaret Tüzüğü’nün kabul edilmesi ve izolasyonların kaldırılması istemiyle Avrupa Konseyi önünde eylem yaptı. AB Konseyi önündeki Schuman Meydanı’nda yer alan eylemde, Kıbrıs şarkıları eşliğinde folklor ve modern dans gösterisi yer aldı; broşür ve bildiriler dağıtıldı; pankartlar açıldı ve Kıbrıs’ta Kıbrıslı Türklerin de varlığı vurgulandı
HAKLARIMIZI İSTİYORUZ… İş insanları, sivil toplum örgütü, üniversite ve basın organlarından temsilcilerden oluşan yaklaşık 200 kişilik Kıbrıslı Türk; "Kıbrıslı Türkler ikinci sınıf Avrupalıdır", "Türkçe’yi de Resmi Dil Yapınız", "AB’ye Ayıp", "AB Sınırlarında Eğitim Ambargoları", "Kıbrıs Türk Üniversiteleri ve Kıbrıslı Türk Öğrenciler Bologna, Erasmus ve Socrates Sürecinden Dışlanıyor" yazılı pankart açtılar ve "Haklarımızı İstiyoruz", "Serbest Eğitim" şeklinde sloganlar attılar
Kıbrıs Türk Ticaret Odası’nın organizasyonuyla dün sabah Brüksel’e giden Kıbrıslı Türkler, Doğrudan Ticaret Tüzüğü’nün kabul edilmesi ve izolasyonların kaldırılması istemiyle Avrupa Konseyi önünde eylem yaptı.
AB Konseyi önündeki Schuman Meydanı’nda yer alan eylemde, Kıbrıs şarkıları eşliğinde folklor ve modern dans gösterisi yer aldı; broşür ve bildiriler dağıtıldı; pankartlar açıldı ve Kıbrıs’ta Kıbrıslı Türklerin de varlığı vurgulandı.
Doğu Akdeniz Üniversitesi, Lefke Avrupa Üniversitesi, Girne Amerikan Üniversitesi ve Uluslararası Kıbrıs Üniversitesi’nden temsilciler ise; "AB Sınırları içerisindeki eğitim ambargosunun sona erdirilmesini istediler ve eğitimin uluslararası bir hak olduğunu" vurguladılar.
Kıbrıs Türk Hava Yolları’ndan kiralanan uçakla Brüksel’e giden iş insanları, sivil toplum örgütü, üniversite ve basın organlarından temsilcilerden oluşan yaklaşık 200 kişilik Kıbrıslı Türk; "Kıbrıslı Türkler ikinci sınıf Avrupalıdır", "Türkçe’yi de Resmi Dil Yapınız", "AB’ye Ayıp", "AB Sınırlarında Eğitim Ambargoları", "Kıbrıs Türk Üniversiteleri ve Kıbrıslı Türk Öğrenciler Bologna, Erasmus ve Socrates Sürecinden Dışlanıyor" yazılı pankart açtılar ve "Haklarımızı İstiyoruz", "Serbest Eğitim" şeklinde sloganlar attılar.
Rashbash eylemcilerle sohbet etti
Eylem sırasında AB Kıbrıs Türk Masası Şefi Andrew Rasbash da, eylem yapanların yanına giderek, kendileriyle sohbet etti, eylemin amacı hakkında bilgi aldı.
TAK muhabirine eylemle ilgili görüşlerini aktaran Rasbash, Kıbrıslı Türkleri Brüksel’de görmekten memnuniyet duyduğunu belirtti.
AB’nin demokratik bir platform olduğunu kaydeden Andrew Rasbash, bu tür gösterilerin Brüksel’de çok yapıldığını belirtti.
"Bu tür bir etkinliğin insanların bakış açısını değiştirmesini bekleyemezsiniz. Bu, bir sürecin parçasıdır" diyen Rasbash, eskiden çok daha az Kıbrıslı Türk’ün Brüksel’de görüldüğünü söyledi. Andrew Rasbash, şimdi bu kadar çok Kıbrıslı Türk’ün Brüksel’de bulunmasının, izolasyonların kaldırılması yönünde olumlu bir gelişme sağlayacağına inanç belirtti.
Rashbash ümitli
Doğrudan Ticaret Tüzüğü’nün geçirilmesi konusunda ümitli olduğunu belirten Rasbash, ancak bunun hemen gerçekleşemeyeceğini söyledi.
Andrew Rasbash, Almanya’nın yoğun şekilde bu yönde çalıştığını ve dönem başkanlığı boyunca baskılarını sürdüreceğini de ifade etti.
Nami: Haklı olmak yetmez
Eylemle ilgili olarak konuşan Kıbrıs Türk Ticaret Odası Başkanı Erdil Nami ise, haklı olmanın yetmediğini, Kıbrıslı Türklerin, haklılığını nasıl savunacağını bilmesinin önemli olduğunu söyledi. Eylemin ses getireceğini ifade eden Nami, amaçlarını anlattı.
Avrupa’nın verdiği sözleri tutması gerektiğini vurgulayan Erdil Nami, Doğrudan Ticaret Tüzüğü’nün geçirilmesinin verilen sözlerin başında olduğunu kaydetti.
Dünyanın desteklediği planı Rumlar uzlaşı olarak görmedi
Bu arada eylem sırasında Kıbrıs Türk Ticaret Odası tarafından bir bildiri dağıtıldı.
"Kıbrıslı Türklerin İzolasyonlarını Hemen Ortadan Kaldırın!" başlıklı bildiride, Kıbrıslı Türklerin, Annan Planı’na "evet" diyerek, çözüm ve adanın birleştirilmesi yönündeki iradesini ortaya koyduğu vurgulandı. Bildiride, tüm dünya tarafından desteklenen planın, Kıbrıslı Türkler tarafından kabul edilmesine karşın, Rumlar tarafından bir uzlaşı olarak görülmediği ifade edildi.
Bildiride, "Plana ‘hayır’ diyen Kıbrıslı Rumların AB’ye girmesinden sonra, bizim yaşadığımız hayal kırıklığını tahmin edebilir misiniz?" sorusuna da yer verildi.
Kıbrıslı Türklerin 1963 yılından beri maruz kaldığı ekonomik, demokratik, sosyal, kültürel, sportif ve eğitim ambargolarının altı çizilen bildiride, AB Konseyi’nin; Nisan 2004′te Kıbrıslı Türklere verdiği, "izolasyonların kaldırılması ve Kıbrıslı Türklerin ekonomisinin geliştirilmesi yoluyla çözüm ve adanın birleştirilmesinin hızlandırılması" şeklindeki sözü hatırlatıldı.
BM Genel Sekreteri’nin "Kıbrıslı Türklerin oyları, içinde bulundukları durumdan ve izole edilmişlikten kurtulmalarını sağlamadı" şeklindeki sözünün de anımsatıldığı bildiride, Genel Sekreter’in "Avrupalı arkadaşlarımızın Kıbrıslı Rumların politikalarını dikte etmelerine niye izin verdiğini anlamıyorum" şeklinde konuştuğu kaydedildi.
Bildiride, Avrupa Konseyi’nin, Doğrudan Ticaret Tüzüğü konusunda verdiği sözleri tutması da istendi ve Kuzey Kıbrıs’a uygulanan ambargoların en erken zamanda kaldırılmasının BM’nin çözüm çabalarına hız kazandıracağı vurgulandı.
AB sınırları içinde eğitim ambargosu
Bu arada eylem sırasında üniversiteler tarafından dağıtılan broşürde ise, AB sınırları içerisinde eğitim ambargosu uygulandığı ifade edildi ve Kıbrıslı Türk üniversiteleri ve öğrencilerinin Bologna, Erasmus ve Socrates sürecine dâhil edilmesi istendi.
Broşürde; eğitimin temel bir insan hakkı olduğu da vurgulandı ve "Kıbrıslı Türk öğrenciler ve üniversitelere yönelik ayırımcılık sona ersin" denildi.
Broşürde, ayrıca 17-18 Mayıs tarihleri arasında Londra’da yapılacak olan "Bologna Bakanlar Zirvesi"ne de çağrı yapıldı ve Avrupalı değerlere uyarak, Kıbrıslı Türklerin sürece dâhil olmasına izin vermeleri istendi.
Bu arada eylem, tüm AB ülkelerinin dışişleri bakanlarının katılımıyla gerçekleştirilen Genel İşler ve Dış İlişkiler Konseyi Toplantısı ile eş zamanlı olarak AB Konseyi önünde gerçekleştirildi.
İlerleyen günlerde Avrupa Birliği Daimi Temsilciler Komitesi COREPER’in alt komitesinde ele alınması beklenen Doğrudan Ticaret Tüzüğü konusunda karar verecek olan AB ülkeleri dışişleri bakanları olduğu için eylemde onların dikkatleri çekilmeye ve kararları etkilenmeye çalışıldı.COREPER’in alt komitesinde Doğrudan Ticaret Tüzüğü konusunda bir uzlaşıya varılması halinde tüzük, AB Konseyi’ne gidecek ve orda karara bağlanacak.