Northern Cyprus Tourism

May 31, 2007

Genç nesillere çevre bilincini aşılamak ve deniz kaplumbağalarına daha güzel bir yaşam alanı sağlamak amacıyla, Alagadi plajında düzenlenen çevre temizliği dün, okullar ve kuruluşların katkılarıyla gerçekleştirildi.

Filed under: Günlük Haberler

Kuzey Kıbrıs Turkcell’in sponsorluğunda, BM Kalkınma Programı-Gelecek İçin Ortaklık (UNDP-PFF) organizasyonunda Çevre Koruma Dairesi, Esentepe Belediyesi, Lefke Avrupa Üniversitesi (LAÜ), Kuzey Kıbrıs Kaplumbağaları Koruma Cemiyeti, Gaziköy Çevre ve Kültür Derneği, North Cyprus Scuba Centre, Kuzey Kıbrıs Turkcell çalışanları, Sunny Lane ve 23 Nisan ilkokulları işbirliğinde dün saat 10.00′da gerçekleştirilen etkinlikte kıyı şeridi deniz kaplumbağaları için temiz hale getirildi. North Cyprus Scuba Centre dalgıç ekipleri tarafından denizin iç kısımları da temizlendi.

LAÜ Tarım Bilimleri Fakültesi Öğretim Görevlisi, Kuzey Kıbrıs Kaplumbağaları Koruma Cemiyeti Üyesi Özge Özden’de gerçekleştirilen organizasyonda yaptığı konuşmada, " Kuzey Kıbrıs Turkcell’in bu yıl 7′ncisini

gerçekleştirdiği etkinlikle Caretta Caretta ve Chelonia Mydas türü deniz kaplumbağalarının, Akdeniz’deki en önemli üreme bölgelerinden Girne Alagadi ile Karpaz Ronnas sahillerinde temizlik gerçekleştirildiğini belirterek, deniz kaplumbağalarının her yıl 1 Haziran-30 Eylül tarihleri arasında yumurtladıklarını da hatırlattı.

Her yıl geleneksel düzenlenen etkinlikte yavru deniz kaplumbağaların denize ulaşmasını engelleyecek atıkların bölgeden temizlendiğini ifade eden Özden, vatandaşlara çağrıda bulunarak deniz kaplumbağalarının yuvalarına dikkat etmeleri ve sahile çöp bırakmamalarını da istedi."

Çevre temizliğine katılanlar ne dediler? Çevre temizliğine katılanlar ne dediler ?

Meryem Şah Özpınar: ( Türkçe öğretmeni )

"Sadece bugün için değil, rutin olarak özel günlerdeki gibi tarihi belli olmalı ve sadece bir bölge değil, tüm adaya yayılmalı. Gerçekleştirilen bu organizasyonda, çocuklar çöp toplamanın, etrafı kirletmekten daha zor olduğunu uygulayarak anlıyorlar. Tüm devlet kurumları, okullar ve duyarlı anne babalar da katılarak destek vermelidir."

Mehmet Paşalıoğlu: (Gaziköy Çevre ve Kültür Derneği Başkanı )

"Bu etkinliği radyo ve gazetelerden öğrendik ve dernek olarak bizde katkı koymak için geldik. Bozulma yolunda giden çevreyi, duyarlı insanlar ve kuruluşlar tarafından yeniden güzel hale getirebiliriz. Halkın yoğun ilgi göstermemesine rağmen, gelenler tarafından plajdaki çöpler toplandı. Çocuklar birlik içinde hareket etmeyi de öğrendiler."

Kıbrıs Türk Ticaret Odası ile Ekonomi ve Turizm Bakanlığı, Güney Kıbrıs’tan gelen turistleri, Yeşil Hat Tüzüğü’nden doğan haklarıyla ilgili kampanya başlattı

Filed under: Genel, Günlük Haberler

Kıbrıs Türk Ticaret Odası (KTTO), Güney Kıbrıs’tan gelen turistleri KKTC’den yapacakları alışveriş konusunda bilinçlendirmek ve yolcu beraberinde geçirilebilecek azami miktarlar konusunda bilgilendirmek amacıyla kampanya başlattı.

Ticaret Odası’nın, Ekonomi ve Turizm Bakanlığı ile işbirliği içinde planladığı kampanya çerçevesinde bütün sınır kapılarına, KKTC ile Güney Kıbrıs arasındaki ticareti düzenlemek amacıyla hazırlanan Yeşil Hat Tüzüğü’nün yolcu beraberinde geçirilebilecek azami miktarla ilgili hükmünün yazılı olduğu büyük panolar kuruldu.

Panoların ilkinin açılışı nedeniyle dün Ledra Palace sınır kapısında bir etkinlik düzenlendi.

Ticaret Odası Başkanı Erdil Nami ile Ekonomi ve Turizm Bakanlığı Müsteşarı Yusuf Gülçür’ün de hazır bulunduğu etkinlik sırasında, Güney Kıbrıs’tan gelen turistlere beraberlerinde geçirebilecekleri azami miktarların yanı sıra KKTC’de alışveriş ve konaklama konularıyla ilgili bilgilerin yer aldığı broşürler de dağıtıldı.

Ticaret Odası ve bakanlık yetkilileri, daha sonra turistlerin yanı sıra esnafı da bilinçlendirmek amacıyla Lefkoşa çarşı merkezine gitti.

Ledra Palace’da ilki gerçekleştirilen etkinliğin ikincisi de bugün saat 14.00′de, Gazimağusa eski liman kapısı karşısında (Petek Pastanesi önünde) gerçekleştirilecek.

Yeşil Hat Tüzüğü’ne göre Güney Kıbrıs’tan KKTC’ye gelen turistler geri dönüşlerinde beraberlerinde azami 135 Euro’luk mal, 1 litre alkollü içki ve 40 adet (2 paket) sigara geçirebiliyor.

 

Nami: Rumlara, yasal bir ülkeye geldiklerini göstermeye çalışıyoruz

 

Kıbrıs Türk Ticaret Odası Başkanı Erdil Nami, projenin esas amacının; Güney Kıbrıs’tan Kuzey’e gelen turistleri bilgilendirmek, haklarını daha net bir şekilde gösterebilmek olduğunu söyledi.

Nami, "Hedefimiz; Güney Kıbrıs’tan gelen turistlere yasal bir yere geldikleri ve ticaretlerinin de yasal olduğunu, kanuni birşey yaptıklarını hatırlatmak. Hem doğru bilgiyi vereceğiz, hem de turistlerin 135 Euro’luk alışveriş yapmalarını sağlamak" dedi.

Ledra Palace Sınır Kapısı’na kurulan büyük panonun, bütün sınır kapılarına kurulacağını söyleyen Erdil Nami, panolardaki ifadelerin yer aldığı etiketlerin de mağazalara dağıtılacağını belirtti. Nami, ayrıca sınır kapılarında ve gelen kafilelere rehberlik yapacak kişilerce dağıtılmak üzere 20 bin adet broşür bastıklarını kaydetti. Erdil Nami, şöyle devam etti:

"Avrupalı bir insanın, Avrupai bir yere geldiğinde normal haklarını kullanmasını ve esnafın da geçen yıl 60-70 bin civarında olduğu söylenen Güney Kıbrıs’tan gelen turistlere toplam 8-10 milyon Euro’luk satış yapmasını sağlamayı hedefliyoruz"

Nami, "Hem iş hayatına ivme kazandırmayı, hem de Rumların iddia ettiği gibi ‘yasal olmayan’ bir yere değil, yasal bir ülkeye geldiklerini göstermeyi amaçlıyoruz" dedi.

 

135 Euro’nun artırılması için girişim

 

Ticaret Odası Başkan Yardımcısı Hasan İnce da konuşmasında, Güney Kıbrıs’tan Kuzey Kıbrıs’a gelen turistlere alışveriş yapmanın gayri yasal olduğu yönünde propaganda yapıldığına işaret ederek, bugün yapılan etkinlikle bunun gerçek olmadığını göstermeyi ve haklarını hatırlatmayı planladıklarını söyledi.

Güney Kıbrıs’tan gelecek turistlerin, Kuzey Kıbrıs’tan 135 Euro’ya kadar alışveriş yapabilecekleri yönündeki hükmün değişmesi ve miktarın artırılması yönünde girişimleri bulunduğunu kaydeden İnce, taleplerini olumlu karşılayan Avrupa Komisyonu’nun bu amaçla bir çalışma başlattığını belirtti.

İnce, "Umarım bu limit, daha da artar ve önümüzdeki günlerde turistler, takım alacaklarsa sadece ceketini değil, hem ceketi hem de pantolonu alıp gidebilecek" dedi.

May 30, 2007

KITSAB, KITOB, RES-BİR ve KAİB, “yaz-boz tahtasına dönen turizme, hükümetin, hatta cumhurbaşkanının el atma zamanının geldiğine” dikkat çekerek, özerk turizm örgütü kurulmasını istedi:

Filed under: Genel

OTELLER İFLASIN EŞİĞİNDE… Dört turizm örgütünün açıklamasında, "Günümüzde beş yıldızlı otellerimiz, hafta sonları kumar grupları dışında boş kalmakta, yıllardır turizmin yükünü çeken 2 - 3 ve hatta 4 yıldızlı oteller iflasın eşiğindeki durumla ve varını yoğunu satıp borç ödemek ikilemi ile karşı karşıya kalmaktadır" denildi

Kıbrıs Türk Seyahat Acenteleri Birliği (KITSAB), Kıbrıs Türk Otelciler Birliği (KITOB), Kıbrıs Türk Restorancılar Birliği (RES-BİR) ve Kiralık Araç İşletmecileri Birliği (KAİB) dün, "Yeter artık, turizmi bırakın turizmciler yönetsin" başlığıyla bir bildiri yayınlayarak, özerk turizm örgütünün kurulmasını istedi.

Dört örgütün ortak açıklamasında, "yaz-boz tahtasına dönen turizme, hükümetin, hatta cumhurbaşkanımızın el atmasının zamanının geldiğine inanıyoruz" denildi.

Hükümet programında, turizmin devlet politikası olacağına, gerekli tüm önlemler alınarak turizmin gereken yere taşınacağına işaret edildiği belirtilerek, bu tablo ile hükümetlerin uygulamalarının hiçbir zaman uyuşmadığı ifade edildi.

Açıklamada, "Bundan sonra da uyuşmamaya devam ederse, ne yazık ki turizm yok olmaya mahkum olacaktır. Günümüzde beş yıldızlı otellerimiz, hafta sonları kumar grupları dışında boş kalmakta, yıllardır turizmin yükünü çeken 2 - 3 ve hatta 4 yıldızlı oteller iflasın eşiğindeki durumla ve varını yoğunu satıp borç ödemek ikilemi ile karşı karşıya kalmaktadır" denildi.

Dört örgüt, turizmde, en önemli birim konumunda olan acentelerin ise plansız, programsız hareket etmeye mecbur bırakıldığı, günlük tedbirlerle ayakta kalma mücadelesi verdikleri savunuldu.

"Başka sektör birimlerine bol keseden krediler, destekler verilirken, ülkemize turisti getirecek olan acenteler bir kenara itilmekte ve milli ekonomiye asıl girdiyi sağlaması engellenmektedir" denilen açıklamada, turizm sektörünü temsil eden tüm sivil toplum örgütlerinin şu anda güdülen turizm politikasını yetersiz buldukları öne sürüldü.

Gerek KITSAB, gerek KITOB yanında, RES-BİR’in de, Ekonomi ve Turizm Bakanlığı ile kurmaya çalıştığı işbirliği ve eşgüdümün sağlanamadığı belirtilen açıklamada, turizm sektörü açısından son derece önemli olan tanıtım ve pazarlama faaliyetlerinin programlanmasının ve Bakanlık, KITSAB ve KITOB arasındaki uyum ve eşgüdüm çalışmalarının, henüz "müsteşarını dahi atayamamış bir Bakanlıkça" nasıl gerçekleştirileceğinin ciddi bir endişe konusu olduğu savunuldu.

Şu anda yapılması gereken "tek" işin, turizmin yalnız siyasi-yasal yönlerini yürütecek bakanlık bir tarafa, esas turizm planlarını yapacak ve uygulayacak, sektörü yönlendirecek, "kitabında politika olmayan" yasal çerçevede "özerk bir turizm örgütünün" kurulması olduğu vurgulanan açıklamada, "Böylece turizmin profesyonel ellerde, kalıcı ve ülkeye iyi hizmet verebilecek bir kadroyla yönetilmesi şartı gerçekleşecektir" denildi. Dört örgütün açıklaması şöyle devam etti:

"Bunlar yapılmalıdır, çünkü bugünkü uygulamalara, geçici tedbirlere dayanmayan didinmeleri izlemeye, ne otel, ne acente yöneticisinin ve ne de sektördeki diğer birimlerin vakti, takati kalmıştır.

Yaz-boz tahtasına dönen turizme, hükümetin, hatta Cumhurbaşkanımızın el atmasının zamanının geldiğine inanıyoruz. Bizler, turizmi artık turizmcilerin yönetmesini ve turizmin politikacılardan kurtarılmasını talep ediyoruz."

May 25, 2007

Bir fincan kahve icer misiniz…

Filed under: Güzel Hikayeler
 Bir fincan kahve icer misiniz…

İş yaşamında önemli yerlere gelmis bir grup eski mezun arkadas grubu üniversitedeki hocalarindan birini

ziyarete gitmis. Cesitli konular konusulduktan sonra sohbet, isin yarattigi strese ve hayatin zorluklarina
gelmis. Yasli üniversite hocasi ziyaretcilerine kahve ikram etmek üzere mutfaga gitmis ve degisik boy, renk
ve kalitede bir cok fincanin bulundugu bir tepsiyle geri dönmüs.

Kimi porselen, kimi seramik, kimi cam, kimi plastik olan fincanlari ve kahve termosunu masaya koyup
kahvelerini oradan almalarini söylemis.
Tüm eski ögrenciler kahvelerini alip koltuklarina döndügünde hocalari onlara sunu söylemis:
"Farkina vardiniz mi bilmem, zarif görünümlü, güzel, pahali fincanlarin hepsi alindi, masada yalnizca ucuz ve
basit görünümlü fincanlar kaldi.
Elbette ki kendiniz için en güzelini istemek ve onu almak çok normal ama iste bu az önce bahsettiginiz
problemlerinizin ve stresin nedeni. Hepinizin istedigi fincan degil, kahve iken, bilinçli olarak herbiriniz
birbirinizin aldigi fincanlari gözleyerek daha iyi olan fincanlari almaya ugrastiniz. Yasam kahveyse; is, para ve
mevki fincandir. Bunlar yalnizca yasam´i tutmaya yarayan araçlardir, ama yasam´in kalitesi bunlara göre
degismez. Bazen yalnizca fincana odaklanarak, içindeki kahvenin zevkini çikarmayi unutabiliyoruz."
Hepinize iyi hafta sonları….

May 24, 2007

KKTC turizminde gelişme çerçevesinde yeni turistik tesislerin hizmete girmesi, Rum otelcileri endişelendiriyor.

Filed under: Genel

KKTC’yi rakip olarak gören Rum otelciler, KKTC’nin aşamalı olarak Güney Kıbrıs için gittikçe daha rekabetçi turistik bir yer haline geldiği görüşünde.

Fileleftheros gazetesine göre, Rum Otelciler Birliği (PASİKSE) Yönetim Kurulu, hazırladığı bir raporda, KKTC’deki turistik alt yapının sürekli geliştiğine dikkati çekerek, bu gelişmeyi, zenginleşmesine ve Türkiye’nin KKTC’ye turist aktarma çabasına dayandırdı.

Raporda, inşaat patlaması nedeniyle yüzlerce yazlık sayfiye konut inşa edildiğine işaret edilerek, gelecek 3 yılda 14 bin olan otel yatak kapasitesinin 30 bine ulaşmasının beklendiği, bunun KKTC turizminin rekabet yeteneğini daha da artıracağı kaydedildi.

KKTC’de hizmete yeni açılan golf sahası ve turizm yatırımlarının Rum tarafındaki turizm sektörünün geleceği için endişe yarattığı belirtilen raporda, Türkiye’ye son yıllarda rekor sayıda turistin akın etmesinin de, KKTC’deki gelişmelere etkili olduğu görüşüne yer verildi.

May 21, 2007

11. Kuzey Kıbrıs Uluslararası Bellapais Müzik Festivali, bu gece Çukurova Devlet Senfoni Orkestrası’nın konseri ile başlıyor.

Filed under: Genel, Günlük Haberler

21 Mayıs-18 Haziran tarihleri arasında birçok ülkeden sanatçıların katılımıyla yer alacak festival, Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat’ın himayelerinde, Cumhurbaşkanlığı, TC Lefkoşa Büyükelçiliği, Ekonomi ve Turizm Bakanlığı’nın katkılarıyla Müzik Vakfı tarafından düzenlendi. Festivalin açılış konseri, bu akşam saat 20.30′da Çukurova Devlet Senfoni Orkestrası tarafından verilecek. Emin Güven Yaşlıçam’ın yöneteceği orkestranın solistliğini, Kıbrıslı Türk piyanist Rüya Taner yapacak. Festivalde 24 Mayıs’ta Behn Halevi klarnet ve Emir Gamsızoğlu piyano ikilisinin konseri yer alacak. Festival programına göre 28 Mayıs’ta Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri Bölge Bandosu konser verecek. 31 Mayıs’ta şan resitalinde soprano Cecile Benard ve piyanoda Jean Lue Ayroles sahne alacak. 1 Haziran’da Manrico Padovani’nin solo keman resitali var. 8 Haziran’da Franks Wasser’in piyano resitali, 10 Haziran’da Rachmaninov Üçlüsü’nün konseri ve 14 Haziran’da Birsen Üçlüsü’nün konserleriyle devam edecek 11. Kuzey Kıbrıs Uluslararası Bellapais Müzik Festivali’nin kapanış konseri, 18 Haziran’da yer alacak olan piyano resitali olacak. Resitali, piyanistler Pascal Rove ve Ami Hakuno verecek. KKTC yanında Türkiye, İsrail, Fransa, İsviçre, Almanya, Rusya, Belçika ve Japonya’dan sanatçıların katılacağı festivalde, tüm konserler Bellapais Manastırı’nda yer alacak ve saat 20.30′da başlayacak. Gala ve kapanış konserleri 20 YTL, Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri Bölge Bandosu konseri ücretsiz, diğer konserler ise 15 YTL olacak. Biletler, Lefkoşa’da Oya Lab, Şifa Taner ve Toros Center, Girne’de Toros Home Store, Kybele Restaurant, Bellapais Gardens, Huzurağaç ve konser öncesinde girişten temin edilebilecek. Festivalle ilgili daha geniş bilgiye www.bellapaisfestival.com internet adresinden ulaşılabilir.

May 20, 2007

Kıbrıs Türk Seyahat Acenteleri Birliği (KITSAB) ile Kıbrıs Türk Otelciler Birliği (KITOB), ortak açıklama yaparak, turizmle ilgili endişelerini aktardı

Filed under: Günlük Haberler

2007′NİN İYİ GEÇMEYECEĞİ BELLİ OLDU… KITSAB ile KITOB, 2007 yılının turizm açısından iyi geçmeyeceğinin artık otaya çıktığını iddia etti ve bir an önce önlem alınması gerektiğini vurguladı. İki örgüt, ülkeye gelen turist sayısının artmasının tek faydasının, kağıt üzerinde güzel rakamlar oluşması olduğunu, gelen turistin ülkeye yeterince para bırakmadığını, toplum geneline yayılması gereken gelişmenin çok kısır kaldığını kaydederek, "Tüm ülkeyi temsil eden, tüm ülkeye hizmet vermesi gereken hükümetin, görevlerini yeterince yerine getirmediği ortaya çıktı" dedi

İKİ ÖRGÜTTEN HÜKÜMETE ÖNERİLER… KITSAB ve KITOB, hükümete şu önerilerde bulundu: "Var olan turizm örgütü yasa taslağının, gerekiyorsa revize edilerek derhal yasallaştırılması gerekmektedir. Şu anda hiçbir çalışma başlatılmayan, 2007 kış - 2008 yaz dönemi için sektör temsilcileri ile acilen çalışma başlatılması, vakit geçirilmeden uçak fiyatlarının ve teşvik sisteminin nasıl olacağına karar verilip kamuoyuna açıklanması gerekmektedir"

 

 

Kıbrıs Türk Seyahat Acenteleri Birliği (KITSAB) ile Kıbrıs Türk Otelciler Birliği (KITOB), 2007 yılının turizm açısından iyi geçmeyeceğinin artık otaya çıktığını savundu ve bir an önce önlem alınması gerektiğini belirtti.

KITSAB ile KITOB yaptığı ortak açıklamada, verilen teşvikler neticesinde başlayan değişik uçak şirketlerinin İngiltere ve Almanya uçuşlarının, ülke geneline yayılması gereken ekonomik rahatlamayı henüz yaratmadığını, ancak bir kaç otelin doluluğunun yükseldiğini belirtti.

Ülkeye gelen turist sayısının artmasının tek faydasının, kağıt üzerinde güzel rakamlar oluşması olduğunu, gelen turistin ülkeye yeterince para bırakmadığını, toplum geneline yayılması gereken gelişmenin çok kısır kaldığını kaydeden iki örgüt, "tüm ülkeyi temsil eden, tüm ülkeye hizmet vermesi gereken hükümetin görevlerini yeterince yerine getirmediğinin ortaya çıktığını" savundu. KITSAB ile KITOB, KITSAB Onursal Başkanı Ahmet Necati Özkan hakkında çirkin ve kabul edilemez açıklamalar yapıldığını belirtip bunları eleştirdi.

İki örgüt, "Turizm Bakanlığı, sadece müşterilere ‘kişi başı verilen bir miktar’ yeterlidir görüşünden vazgeçip, mevcut pazarlar ve yeni pazar yaratmak amacı ile Kuzey Kıbrıs’ı tanıtıcı reklâm kampanyaları yapılması zorunludur" dedi.

Yapılması gerekenler

KITSAB ve KITOB’un ortak açıklamasında, acilen yapılması gerekenler ise şöyle sıralandı:

"Var olan turizm örgütü yasa taslağının, gerekiyorsa revize edilerek derhal yasallaştırılması gerekmektedir. Şu anda hiçbir çalışma başlatılmayan, 2007 kış - 2008 yaz dönemi için sektör temsilcileri ile acilen çalışma başlatılması, vakit geçirilmeden uçak fiyatlarının ve teşvik sisteminin nasıl olacağına karar verilip kamuoyuna açıklanması gerekmektedir.

Hiç bir şekilde karşı olmadığımız, Almanya ile alış-veriş operasyonlarının ülkeye bıraktığı katma değer eşit dağıtılmalı, bu operasyonlar devam ederken, gerçek anlamda turist getirecek operatörlerin ülkemizi pazarlaması sağlanmalıdır.

Uçak sorunu büyük ölçüde çözülen İngiltere pazarında tur operatörlerine sitem edileceğine sorunlarına ilgiyle yaklaşılmalı, tüm İngiltere genelinde bakanlık tarafından reklâm kampanyaları açılmalıdır.

Kuzey Kıbrıs’a en fazla turistin geldiği ülke olan Türkiye’nin teşvik sisteminin gözden geçirilmesi ve kaldırılmış olan tüm teşviklerin yine verilmesi, ayrıca bu pazarı kaybetmemek için çok acilen reklâm kampanyaları yapılması gerekmektedir.

Bu güne kadar devletin destek vermediği tek sektör olan, acentelerin güçlenmesi, ülkeye değişik pazarların kapılarını açmaları için teşvik edilmesi gerekmektedir.

Kitle ve kongre turizmine yönelirken, özel ilgi turizmi, orta ve küçük ölçekli otellerin doluluğunu artıracak çalışmalar hızla yapılmalı, 1-2 otelin doluluğu yerine tüm sektörün canlandırılması hedef olarak belirlenmelidir".

May 19, 2007

HAYAT : 0 - BEN: 1

Filed under: Güzel Hikayeler

Hayat ve Ben Otuzbeşime bastım geçen hafta… İlk yarı bitti : Hayat:1 - Ben:0…!!!… Ama belliydi böyle olacağı Nicedir başlamıştı belirtiler: Yolda çocuklar “Amca şu topu atıversene” diye seslendiklerinde kuşkulanmıştım ilkin… Sonra saçlarımdaki beyaz teller tescilledi yarı yolun ufukta göründüğünü, Baktım; lise fotoğraflarım sararmış, sınıf arkadaşlarım yaşlanmış. Eş dost sohbetlerinde sağlık ve çocuk konuşulur olmuş, seyahat ve aşk yerine… Gök gibi gürlemeye alışkın müzik setimin ses düğmesini kısar olmuşum, içimdeki uçurtmanın ipini çekercesine… Bizim zamanımızda diye başlayan nutuklar atmaya başlamışım mezuniyet törenlerinde, -Hayret daha dün değil miydi benimkisi?- Yıllar yılı dudak büktüğüm “ölümden sonra hayat” masallarına kulak kabartmaya başlamışım gizliden gizliye… İple çektiğim Haziranlara sırt çevirmişim. Yaşamın orta sahasına girmişim, irkilmişim… Ruhumun ikizleri yine çekiştiriyorlar kollarımdan; Biri, “daha ne gördün ki” diyor yüzünde papatyalarla, asıl şimdi başlıyor hayat!… Bundan sonrası rahat!” Lakin “Buydu görüp göreceğin” diye efkarlanıyor öteki… ikinci yarı geçer hızla, yaşlanırsın zamanla… Yaşı genç olanlar 35′e uzak durduklarını sanarak “Sahi oldu mu o kadar? Hiç göstermiyorsun” tesellisindeler. 35′le çoktan tanış olanlarsa “Hayata hoşgeldin” pankartlarıyla karşılamadalar… İlk yarı sadece bir ısınmaymış meğer: asıl ikinci yarıda anlaşılırmış tadı, hayatın… kavganın… aşkın… Bense şaşkın… devre arası bilançolarındayım. Son dönemde kimbilir kaç kez eski anıları yaralı ele geçirdim, belleğimin derinliklerinde?… Kimbilir kaç kez kendime yakalandım, kendimden kaçarken?… Ve sustum vicdan sorgularında… Aksi sedamla bile dertleşmedim. Meğer ne yaman serüvenmiş hayat? Bazen yediveren gülleri gibi bereketli… Sanki hayat değil, Körfez Krizi mübarek: Bir koyup, beş alıyorsun… Yaşıyor, seviyor ve seviliyorsun… Bazense kıtlıktan kırılıyor ortalık, şaşıp kalıyorsun… Oysa -herkes bilmezden gelse de- skoru belli oyunun: 30′larda dedeni ve nineni kaybediyorsun, 40′larda anneni ve babanı… Ve 70′lerde kendini… Şimdi devre arası, yolun yarısı… Bugüne dek ancak tanıştık hayatla… Ben ona kendimi tanıttım, O bana kendini… Göğsüme madalya gibi dizdim hatalarımı… Zaferlerim onlar benim, olgunluğumun yapıtaşları… Ve derin bir yara gibi sakladım başarılarımı… Asansör çıkarken yukarı, dönüp bakmadım bile aşağı… Dönmesin diye başım… Ben istikballe arkadaşım… Ne var ki herşey yarım… Hayat da yarım, sevdalar da… Daha diyeti ödenmedi sevinçlerin… İhanetlerin hesabı sorulmadı… Nazım’ın dedidği gibi “Kopardım portakalı dalından ama, kabuğu soyulmadı, sevdalara doyulmadı…” “Doydum diyen görmedim ki ben zaten…” Lakin gel de zamana anlat bunu… Sahi nedir bu telaş, bu kin? Sanki ölüye can yetiştireceksin… Baktım ikinci yarı kapıda… ve hayatın ceza sahası yakın… Doldurdum bir kara kutuya 35 yılın hesabını. Acılar, sancılar bir çekmecede sevdalar diğerinde… Bir yerde hüzünler ve korkular, bir üstte sevinçler ve zaferler… Kat kat, dizi dizi dizdim kullanılmıştakvimlerimi, Sabırla kapattım kutuyu, sevgiyle mühürledim ağzını… İlk yarı bilançom o benim: Yangında ilk kurtarılacak… Kazada ilk açılacak… Yarımlar tam olduğunda kara kutuyu açıp bakanlar teşhis koyacaklar halime… “Çok mutlu olmuş, fazla yüksekten uçmuş zavallı” diyecekler Ya da, “Sebepsiz alçalmış… Bile bile vurmuş kendini dağlara!…” Fakat kara kutu ancak bir kısmını söyleyecek hikayenin… Kalanı benimle gelecek… Dağların yamaçlarına savuracağım en mahrem hatalarımı… Reyhanlar saklayacak sırlarımı… Skoru birtek Ege’nin suları bilecek… Denize kavuşabilirse eğer içimdeki nehir… HAYAT : 0 - BEN: 1 Can DÜNDAR

May 16, 2007

KITSAB Onursal Başkanı Özkan: KITSAB Onursal Başkanı Ahmet Necati Özkan, turizm sektöründeki tüm birimler ile yetkililerin bir araya geleceği bir “Turizm Zirve Toplantısı ve Kurultay” yapılmasını istedi.

Filed under: Günlük Haberler

"Ülke turizminin her geçen gün daha da içler acısı hale geldiği ve getirilmekte olduğu" görüşünü savunan Özkan, "Cumhurbaşkanı’nın bütün sektör birimlerini ve yetkililerle ilgilileri bir araya getirerek ‘Turizm Zirve Toplantısı’ yapması ve akabinde de ‘Turizm Kurultayı’ gerçekleştirilerek alınan kararların uygulanması ve Turizm Örgütü’nün kurulması önerimdir" dedi.

Ahmet N.Özkan, "Turizm İntihar Ediyor Fakat Tiyatro Devam ediyor… Turizmde Tehlike Çanları" başlıklı açıklamasında, "KKTC ekonomik yapısı içinde ulusal gelire, uluslararası tanınmaya ve genelde ülkeye katkısı bakımından sayılamayacak kadar avantajıyla eşsiz konuma sahip" olduğunu belirttiği turizm sektörünün, "günümüzde, çeşitli acemilikler ve hatalarla acınacak duruma düşürüldüğü" iddiasında bulunarak gördüğü aksaklıkları ortaya koyarak çözüm önerilerinde bulundu.

"Ancak bunlar başarıldığı takdirde, 2008 ve onu izleyen yıllarda sonu hüsranla biten turizm sezonlarını yaşamaktan kurtulabiliriz" diyen Özkan’ın 11 maddede topladığı görüş ve önerileri özetle şöyle:

Görüş ve öneriler

"Turizm Bakanlığı, günümüzde eskisinden daha hantal ve işlevsiz duruma gelmiştir. Hem turizm bakanı, hem de bakanlığın üst kadroları bu işi iyi bilen kişilerin elinde olmadıkça, tarih tekerrür edecek ve önemli engellemeler ve sınırlamalarla 2006 yılında karşılaşılan geriye gidiş süreci her yıl büyüyerek ve katlanarak tekrarlanacaktır.

Turizm sektöründe bu güne kadar olduğu gibi halen de körü körüne, guduru devam edildiği takdirde gelişme değil, gerileme olacaktır. Plan, program yapılmalı, stratejiler çizilmeli, kaynaklar temin edilmeli, hedefler tesbit edilip planlar yönlendirilerek kontrol edilmeli ki başarı elde edilsin.

Yanlışlıklar tekrarlanmamalı, Turizm Örgütü kurulmalıdır.

Pazarlar değerlendirilmeli, pazarlama bilinçli yapılmalıdır. Pazarlama konusundaki hatalı yaklaşım ve uygulamalar ile gerekli önlemlerin alınmayışı geçmiş yıllardaki olumsuz tablonun tekrarına yol açacaktır.

Sektör yasal boşluklardan kurtarılmalı; bir an önce, Kıbrıs Türk Turizm Örgütü Yasası, Turizm ve Seyahat Acenteleri (Değişiklik) Yasası, Turizm ve Seyahat Acenteleri Birliği (KITSAB) (Değişiklik) Yasası, Turistik tesisler, Yan tesisler ve Yardımcı tesisler Yasası, ile Kıbrıs Türk Otelciler Birliği (KITOB) Yasası çıkarılmalıdır.

Ulaşım profesyonel standartlara oturtulmalıdır: Ulaşımsız turizm yapılamayacağı gerçeğini anlamalı ve yıllardır yaşadığımız acı ve ağır dersler sonucunda profesyonel, bilinçli havayolu işletmesi ve daha akılcı ekonomik çalışma ortamı oluşturulmalıdır.

Çevre kirliliği, ağaç katliamı, taşocakları durumu, tarihi eserlerin bakımsızlığı ve daha birçok çirkinlik turistlerin de şikayetleri arasındadır. Tüm ilgililer çevrenin korunması için önlem almalıdır.

KITSAB sektördeki saygın durumuna getirilmelidir. Günlük rutin ve periyodik işler yanında kaliteli, bilimsel, ileriye dönük birliğe yaraşır, kalıcı faaliyetler gerekir.

KITOB faaliyetlerinde desteklenmelidir: KITOB’un birçok konudaki önemli önerileri dikkate alınmalıdır. Geçmişte yapılan ve küçük kapasiteli oteller de KITOB öncülüğünde bakanlık desteğiyle turist celbedecek konuma getirilmelidir.

Sektör kuruluşlarının önemini anlamak şarttır.

Cumhurbaşkanı’nın bütün sektör birimlerini ve yetkililerle ilgilileri bir araya getirerek "Turizm Zirve Toplantısı" yapması ve akabinde de "Turizm Kurultayı" gerçekleştirilerek alınan kararların uygulanması ve Turizm Örgütü’nün kurulması önerimdir."

Kıbrıslı Türkler izolasyonların kaldırılması ve Doğrudan Ticaret Tüzüğü’nün kabul edilmesi amacıyla Avrupa Konseyi önünde eylem yaptı

Filed under: Genel, Günlük Haberler

ADADAKİ VARLIĞIMIZ VURGULANDI… Kıbrıs Türk Ticaret Odası’nın organizasyonuyla dün sabah Brüksel’e giden Kıbrıslı Türkler, Doğrudan Ticaret Tüzüğü’nün kabul edilmesi ve izolasyonların kaldırılması istemiyle Avrupa Konseyi önünde eylem yaptı. AB Konseyi önündeki Schuman Meydanı’nda yer alan eylemde, Kıbrıs şarkıları eşliğinde folklor ve modern dans gösterisi yer aldı; broşür ve bildiriler dağıtıldı; pankartlar açıldı ve Kıbrıs’ta Kıbrıslı Türklerin de varlığı vurgulandı

HAKLARIMIZI İSTİYORUZ… İş insanları, sivil toplum örgütü, üniversite ve basın organlarından temsilcilerden oluşan yaklaşık 200 kişilik Kıbrıslı Türk; "Kıbrıslı Türkler ikinci sınıf Avrupalıdır", "Türkçe’yi de Resmi Dil Yapınız", "AB’ye Ayıp", "AB Sınırlarında Eğitim Ambargoları", "Kıbrıs Türk Üniversiteleri ve Kıbrıslı Türk Öğrenciler Bologna, Erasmus ve Socrates Sürecinden Dışlanıyor" yazılı pankart açtılar ve "Haklarımızı İstiyoruz", "Serbest Eğitim" şeklinde sloganlar attılar

Kıbrıs Türk Ticaret Odası’nın organizasyonuyla dün sabah Brüksel’e giden Kıbrıslı Türkler, Doğrudan Ticaret Tüzüğü’nün kabul edilmesi ve izolasyonların kaldırılması istemiyle Avrupa Konseyi önünde eylem yaptı.

AB Konseyi önündeki Schuman Meydanı’nda yer alan eylemde, Kıbrıs şarkıları eşliğinde folklor ve modern dans gösterisi yer aldı; broşür ve bildiriler dağıtıldı; pankartlar açıldı ve Kıbrıs’ta Kıbrıslı Türklerin de varlığı vurgulandı.

Doğu Akdeniz Üniversitesi, Lefke Avrupa Üniversitesi, Girne Amerikan Üniversitesi ve Uluslararası Kıbrıs Üniversitesi’nden temsilciler ise; "AB Sınırları içerisindeki eğitim ambargosunun sona erdirilmesini istediler ve eğitimin uluslararası bir hak olduğunu" vurguladılar.

Kıbrıs Türk Hava Yolları’ndan kiralanan uçakla Brüksel’e giden iş insanları, sivil toplum örgütü, üniversite ve basın organlarından temsilcilerden oluşan yaklaşık 200 kişilik Kıbrıslı Türk; "Kıbrıslı Türkler ikinci sınıf Avrupalıdır", "Türkçe’yi de Resmi Dil Yapınız", "AB’ye Ayıp", "AB Sınırlarında Eğitim Ambargoları", "Kıbrıs Türk Üniversiteleri ve Kıbrıslı Türk Öğrenciler Bologna, Erasmus ve Socrates Sürecinden Dışlanıyor" yazılı pankart açtılar ve "Haklarımızı İstiyoruz", "Serbest Eğitim" şeklinde sloganlar attılar.

Rashbash eylemcilerle sohbet etti

Eylem sırasında AB Kıbrıs Türk Masası Şefi Andrew Rasbash da, eylem yapanların yanına giderek, kendileriyle sohbet etti, eylemin amacı hakkında bilgi aldı.

TAK muhabirine eylemle ilgili görüşlerini aktaran Rasbash, Kıbrıslı Türkleri Brüksel’de görmekten memnuniyet duyduğunu belirtti.

AB’nin demokratik bir platform olduğunu kaydeden Andrew Rasbash, bu tür gösterilerin Brüksel’de çok yapıldığını belirtti.

"Bu tür bir etkinliğin insanların bakış açısını değiştirmesini bekleyemezsiniz. Bu, bir sürecin parçasıdır" diyen Rasbash, eskiden çok daha az Kıbrıslı Türk’ün Brüksel’de görüldüğünü söyledi. Andrew Rasbash, şimdi bu kadar çok Kıbrıslı Türk’ün Brüksel’de bulunmasının, izolasyonların kaldırılması yönünde olumlu bir gelişme sağlayacağına inanç belirtti.

Rashbash ümitli

Doğrudan Ticaret Tüzüğü’nün geçirilmesi konusunda ümitli olduğunu belirten Rasbash, ancak bunun hemen gerçekleşemeyeceğini söyledi.

Andrew Rasbash, Almanya’nın yoğun şekilde bu yönde çalıştığını ve dönem başkanlığı boyunca baskılarını sürdüreceğini de ifade etti.

Nami: Haklı olmak yetmez

Eylemle ilgili olarak konuşan Kıbrıs Türk Ticaret Odası Başkanı Erdil Nami ise, haklı olmanın yetmediğini, Kıbrıslı Türklerin, haklılığını nasıl savunacağını bilmesinin önemli olduğunu söyledi. Eylemin ses getireceğini ifade eden Nami, amaçlarını anlattı.

Avrupa’nın verdiği sözleri tutması gerektiğini vurgulayan Erdil Nami, Doğrudan Ticaret Tüzüğü’nün geçirilmesinin verilen sözlerin başında olduğunu kaydetti.

Dünyanın desteklediği planı Rumlar uzlaşı olarak görmedi

Bu arada eylem sırasında Kıbrıs Türk Ticaret Odası tarafından bir bildiri dağıtıldı.

"Kıbrıslı Türklerin İzolasyonlarını Hemen Ortadan Kaldırın!" başlıklı bildiride, Kıbrıslı Türklerin, Annan Planı’na "evet" diyerek, çözüm ve adanın birleştirilmesi yönündeki iradesini ortaya koyduğu vurgulandı. Bildiride, tüm dünya tarafından desteklenen planın, Kıbrıslı Türkler tarafından kabul edilmesine karşın, Rumlar tarafından bir uzlaşı olarak görülmediği ifade edildi.

Bildiride, "Plana ‘hayır’ diyen Kıbrıslı Rumların AB’ye girmesinden sonra, bizim yaşadığımız hayal kırıklığını tahmin edebilir misiniz?" sorusuna da yer verildi.

Kıbrıslı Türklerin 1963 yılından beri maruz kaldığı ekonomik, demokratik, sosyal, kültürel, sportif ve eğitim ambargolarının altı çizilen bildiride, AB Konseyi’nin; Nisan 2004′te Kıbrıslı Türklere verdiği, "izolasyonların kaldırılması ve Kıbrıslı Türklerin ekonomisinin geliştirilmesi yoluyla çözüm ve adanın birleştirilmesinin hızlandırılması" şeklindeki sözü hatırlatıldı.

BM Genel Sekreteri’nin "Kıbrıslı Türklerin oyları, içinde bulundukları durumdan ve izole edilmişlikten kurtulmalarını sağlamadı" şeklindeki sözünün de anımsatıldığı bildiride, Genel Sekreter’in "Avrupalı arkadaşlarımızın Kıbrıslı Rumların politikalarını dikte etmelerine niye izin verdiğini anlamıyorum" şeklinde konuştuğu kaydedildi.

Bildiride, Avrupa Konseyi’nin, Doğrudan Ticaret Tüzüğü konusunda verdiği sözleri tutması da istendi ve Kuzey Kıbrıs’a uygulanan ambargoların en erken zamanda kaldırılmasının BM’nin çözüm çabalarına hız kazandıracağı vurgulandı.

AB sınırları içinde eğitim ambargosu

Bu arada eylem sırasında üniversiteler tarafından dağıtılan broşürde ise, AB sınırları içerisinde eğitim ambargosu uygulandığı ifade edildi ve Kıbrıslı Türk üniversiteleri ve öğrencilerinin Bologna, Erasmus ve Socrates sürecine dâhil edilmesi istendi.

Broşürde; eğitimin temel bir insan hakkı olduğu da vurgulandı ve "Kıbrıslı Türk öğrenciler ve üniversitelere yönelik ayırımcılık sona ersin" denildi.

Broşürde, ayrıca 17-18 Mayıs tarihleri arasında Londra’da yapılacak olan "Bologna Bakanlar Zirvesi"ne de çağrı yapıldı ve Avrupalı değerlere uyarak, Kıbrıslı Türklerin sürece dâhil olmasına izin vermeleri istendi.

Bu arada eylem, tüm AB ülkelerinin dışişleri bakanlarının katılımıyla gerçekleştirilen Genel İşler ve Dış İlişkiler Konseyi Toplantısı ile eş zamanlı olarak AB Konseyi önünde gerçekleştirildi.

İlerleyen günlerde Avrupa Birliği Daimi Temsilciler Komitesi COREPER’in alt komitesinde ele alınması beklenen Doğrudan Ticaret Tüzüğü konusunda karar verecek olan AB ülkeleri dışişleri bakanları olduğu için eylemde onların dikkatleri çekilmeye ve kararları etkilenmeye çalışıldı.COREPER’in alt komitesinde Doğrudan Ticaret Tüzüğü konusunda bir uzlaşıya varılması halinde tüzük, AB Konseyi’ne gidecek ve orda karara bağlanacak.

Get free blog up and running in minutes with Blogsome
Theme designed by Jay of onefinejay.com