Northern Cyprus Tourism

May 16, 2007

KITSAB Onursal Başkanı Özkan: KITSAB Onursal Başkanı Ahmet Necati Özkan, turizm sektöründeki tüm birimler ile yetkililerin bir araya geleceği bir “Turizm Zirve Toplantısı ve Kurultay” yapılmasını istedi.

Filed under: Günlük Haberler

"Ülke turizminin her geçen gün daha da içler acısı hale geldiği ve getirilmekte olduğu" görüşünü savunan Özkan, "Cumhurbaşkanı’nın bütün sektör birimlerini ve yetkililerle ilgilileri bir araya getirerek ‘Turizm Zirve Toplantısı’ yapması ve akabinde de ‘Turizm Kurultayı’ gerçekleştirilerek alınan kararların uygulanması ve Turizm Örgütü’nün kurulması önerimdir" dedi.

Ahmet N.Özkan, "Turizm İntihar Ediyor Fakat Tiyatro Devam ediyor… Turizmde Tehlike Çanları" başlıklı açıklamasında, "KKTC ekonomik yapısı içinde ulusal gelire, uluslararası tanınmaya ve genelde ülkeye katkısı bakımından sayılamayacak kadar avantajıyla eşsiz konuma sahip" olduğunu belirttiği turizm sektörünün, "günümüzde, çeşitli acemilikler ve hatalarla acınacak duruma düşürüldüğü" iddiasında bulunarak gördüğü aksaklıkları ortaya koyarak çözüm önerilerinde bulundu.

"Ancak bunlar başarıldığı takdirde, 2008 ve onu izleyen yıllarda sonu hüsranla biten turizm sezonlarını yaşamaktan kurtulabiliriz" diyen Özkan’ın 11 maddede topladığı görüş ve önerileri özetle şöyle:

Görüş ve öneriler

"Turizm Bakanlığı, günümüzde eskisinden daha hantal ve işlevsiz duruma gelmiştir. Hem turizm bakanı, hem de bakanlığın üst kadroları bu işi iyi bilen kişilerin elinde olmadıkça, tarih tekerrür edecek ve önemli engellemeler ve sınırlamalarla 2006 yılında karşılaşılan geriye gidiş süreci her yıl büyüyerek ve katlanarak tekrarlanacaktır.

Turizm sektöründe bu güne kadar olduğu gibi halen de körü körüne, guduru devam edildiği takdirde gelişme değil, gerileme olacaktır. Plan, program yapılmalı, stratejiler çizilmeli, kaynaklar temin edilmeli, hedefler tesbit edilip planlar yönlendirilerek kontrol edilmeli ki başarı elde edilsin.

Yanlışlıklar tekrarlanmamalı, Turizm Örgütü kurulmalıdır.

Pazarlar değerlendirilmeli, pazarlama bilinçli yapılmalıdır. Pazarlama konusundaki hatalı yaklaşım ve uygulamalar ile gerekli önlemlerin alınmayışı geçmiş yıllardaki olumsuz tablonun tekrarına yol açacaktır.

Sektör yasal boşluklardan kurtarılmalı; bir an önce, Kıbrıs Türk Turizm Örgütü Yasası, Turizm ve Seyahat Acenteleri (Değişiklik) Yasası, Turizm ve Seyahat Acenteleri Birliği (KITSAB) (Değişiklik) Yasası, Turistik tesisler, Yan tesisler ve Yardımcı tesisler Yasası, ile Kıbrıs Türk Otelciler Birliği (KITOB) Yasası çıkarılmalıdır.

Ulaşım profesyonel standartlara oturtulmalıdır: Ulaşımsız turizm yapılamayacağı gerçeğini anlamalı ve yıllardır yaşadığımız acı ve ağır dersler sonucunda profesyonel, bilinçli havayolu işletmesi ve daha akılcı ekonomik çalışma ortamı oluşturulmalıdır.

Çevre kirliliği, ağaç katliamı, taşocakları durumu, tarihi eserlerin bakımsızlığı ve daha birçok çirkinlik turistlerin de şikayetleri arasındadır. Tüm ilgililer çevrenin korunması için önlem almalıdır.

KITSAB sektördeki saygın durumuna getirilmelidir. Günlük rutin ve periyodik işler yanında kaliteli, bilimsel, ileriye dönük birliğe yaraşır, kalıcı faaliyetler gerekir.

KITOB faaliyetlerinde desteklenmelidir: KITOB’un birçok konudaki önemli önerileri dikkate alınmalıdır. Geçmişte yapılan ve küçük kapasiteli oteller de KITOB öncülüğünde bakanlık desteğiyle turist celbedecek konuma getirilmelidir.

Sektör kuruluşlarının önemini anlamak şarttır.

Cumhurbaşkanı’nın bütün sektör birimlerini ve yetkililerle ilgilileri bir araya getirerek "Turizm Zirve Toplantısı" yapması ve akabinde de "Turizm Kurultayı" gerçekleştirilerek alınan kararların uygulanması ve Turizm Örgütü’nün kurulması önerimdir."

Kıbrıslı Türkler izolasyonların kaldırılması ve Doğrudan Ticaret Tüzüğü’nün kabul edilmesi amacıyla Avrupa Konseyi önünde eylem yaptı

Filed under: Genel, Günlük Haberler

ADADAKİ VARLIĞIMIZ VURGULANDI… Kıbrıs Türk Ticaret Odası’nın organizasyonuyla dün sabah Brüksel’e giden Kıbrıslı Türkler, Doğrudan Ticaret Tüzüğü’nün kabul edilmesi ve izolasyonların kaldırılması istemiyle Avrupa Konseyi önünde eylem yaptı. AB Konseyi önündeki Schuman Meydanı’nda yer alan eylemde, Kıbrıs şarkıları eşliğinde folklor ve modern dans gösterisi yer aldı; broşür ve bildiriler dağıtıldı; pankartlar açıldı ve Kıbrıs’ta Kıbrıslı Türklerin de varlığı vurgulandı

HAKLARIMIZI İSTİYORUZ… İş insanları, sivil toplum örgütü, üniversite ve basın organlarından temsilcilerden oluşan yaklaşık 200 kişilik Kıbrıslı Türk; "Kıbrıslı Türkler ikinci sınıf Avrupalıdır", "Türkçe’yi de Resmi Dil Yapınız", "AB’ye Ayıp", "AB Sınırlarında Eğitim Ambargoları", "Kıbrıs Türk Üniversiteleri ve Kıbrıslı Türk Öğrenciler Bologna, Erasmus ve Socrates Sürecinden Dışlanıyor" yazılı pankart açtılar ve "Haklarımızı İstiyoruz", "Serbest Eğitim" şeklinde sloganlar attılar

Kıbrıs Türk Ticaret Odası’nın organizasyonuyla dün sabah Brüksel’e giden Kıbrıslı Türkler, Doğrudan Ticaret Tüzüğü’nün kabul edilmesi ve izolasyonların kaldırılması istemiyle Avrupa Konseyi önünde eylem yaptı.

AB Konseyi önündeki Schuman Meydanı’nda yer alan eylemde, Kıbrıs şarkıları eşliğinde folklor ve modern dans gösterisi yer aldı; broşür ve bildiriler dağıtıldı; pankartlar açıldı ve Kıbrıs’ta Kıbrıslı Türklerin de varlığı vurgulandı.

Doğu Akdeniz Üniversitesi, Lefke Avrupa Üniversitesi, Girne Amerikan Üniversitesi ve Uluslararası Kıbrıs Üniversitesi’nden temsilciler ise; "AB Sınırları içerisindeki eğitim ambargosunun sona erdirilmesini istediler ve eğitimin uluslararası bir hak olduğunu" vurguladılar.

Kıbrıs Türk Hava Yolları’ndan kiralanan uçakla Brüksel’e giden iş insanları, sivil toplum örgütü, üniversite ve basın organlarından temsilcilerden oluşan yaklaşık 200 kişilik Kıbrıslı Türk; "Kıbrıslı Türkler ikinci sınıf Avrupalıdır", "Türkçe’yi de Resmi Dil Yapınız", "AB’ye Ayıp", "AB Sınırlarında Eğitim Ambargoları", "Kıbrıs Türk Üniversiteleri ve Kıbrıslı Türk Öğrenciler Bologna, Erasmus ve Socrates Sürecinden Dışlanıyor" yazılı pankart açtılar ve "Haklarımızı İstiyoruz", "Serbest Eğitim" şeklinde sloganlar attılar.

Rashbash eylemcilerle sohbet etti

Eylem sırasında AB Kıbrıs Türk Masası Şefi Andrew Rasbash da, eylem yapanların yanına giderek, kendileriyle sohbet etti, eylemin amacı hakkında bilgi aldı.

TAK muhabirine eylemle ilgili görüşlerini aktaran Rasbash, Kıbrıslı Türkleri Brüksel’de görmekten memnuniyet duyduğunu belirtti.

AB’nin demokratik bir platform olduğunu kaydeden Andrew Rasbash, bu tür gösterilerin Brüksel’de çok yapıldığını belirtti.

"Bu tür bir etkinliğin insanların bakış açısını değiştirmesini bekleyemezsiniz. Bu, bir sürecin parçasıdır" diyen Rasbash, eskiden çok daha az Kıbrıslı Türk’ün Brüksel’de görüldüğünü söyledi. Andrew Rasbash, şimdi bu kadar çok Kıbrıslı Türk’ün Brüksel’de bulunmasının, izolasyonların kaldırılması yönünde olumlu bir gelişme sağlayacağına inanç belirtti.

Rashbash ümitli

Doğrudan Ticaret Tüzüğü’nün geçirilmesi konusunda ümitli olduğunu belirten Rasbash, ancak bunun hemen gerçekleşemeyeceğini söyledi.

Andrew Rasbash, Almanya’nın yoğun şekilde bu yönde çalıştığını ve dönem başkanlığı boyunca baskılarını sürdüreceğini de ifade etti.

Nami: Haklı olmak yetmez

Eylemle ilgili olarak konuşan Kıbrıs Türk Ticaret Odası Başkanı Erdil Nami ise, haklı olmanın yetmediğini, Kıbrıslı Türklerin, haklılığını nasıl savunacağını bilmesinin önemli olduğunu söyledi. Eylemin ses getireceğini ifade eden Nami, amaçlarını anlattı.

Avrupa’nın verdiği sözleri tutması gerektiğini vurgulayan Erdil Nami, Doğrudan Ticaret Tüzüğü’nün geçirilmesinin verilen sözlerin başında olduğunu kaydetti.

Dünyanın desteklediği planı Rumlar uzlaşı olarak görmedi

Bu arada eylem sırasında Kıbrıs Türk Ticaret Odası tarafından bir bildiri dağıtıldı.

"Kıbrıslı Türklerin İzolasyonlarını Hemen Ortadan Kaldırın!" başlıklı bildiride, Kıbrıslı Türklerin, Annan Planı’na "evet" diyerek, çözüm ve adanın birleştirilmesi yönündeki iradesini ortaya koyduğu vurgulandı. Bildiride, tüm dünya tarafından desteklenen planın, Kıbrıslı Türkler tarafından kabul edilmesine karşın, Rumlar tarafından bir uzlaşı olarak görülmediği ifade edildi.

Bildiride, "Plana ‘hayır’ diyen Kıbrıslı Rumların AB’ye girmesinden sonra, bizim yaşadığımız hayal kırıklığını tahmin edebilir misiniz?" sorusuna da yer verildi.

Kıbrıslı Türklerin 1963 yılından beri maruz kaldığı ekonomik, demokratik, sosyal, kültürel, sportif ve eğitim ambargolarının altı çizilen bildiride, AB Konseyi’nin; Nisan 2004′te Kıbrıslı Türklere verdiği, "izolasyonların kaldırılması ve Kıbrıslı Türklerin ekonomisinin geliştirilmesi yoluyla çözüm ve adanın birleştirilmesinin hızlandırılması" şeklindeki sözü hatırlatıldı.

BM Genel Sekreteri’nin "Kıbrıslı Türklerin oyları, içinde bulundukları durumdan ve izole edilmişlikten kurtulmalarını sağlamadı" şeklindeki sözünün de anımsatıldığı bildiride, Genel Sekreter’in "Avrupalı arkadaşlarımızın Kıbrıslı Rumların politikalarını dikte etmelerine niye izin verdiğini anlamıyorum" şeklinde konuştuğu kaydedildi.

Bildiride, Avrupa Konseyi’nin, Doğrudan Ticaret Tüzüğü konusunda verdiği sözleri tutması da istendi ve Kuzey Kıbrıs’a uygulanan ambargoların en erken zamanda kaldırılmasının BM’nin çözüm çabalarına hız kazandıracağı vurgulandı.

AB sınırları içinde eğitim ambargosu

Bu arada eylem sırasında üniversiteler tarafından dağıtılan broşürde ise, AB sınırları içerisinde eğitim ambargosu uygulandığı ifade edildi ve Kıbrıslı Türk üniversiteleri ve öğrencilerinin Bologna, Erasmus ve Socrates sürecine dâhil edilmesi istendi.

Broşürde; eğitimin temel bir insan hakkı olduğu da vurgulandı ve "Kıbrıslı Türk öğrenciler ve üniversitelere yönelik ayırımcılık sona ersin" denildi.

Broşürde, ayrıca 17-18 Mayıs tarihleri arasında Londra’da yapılacak olan "Bologna Bakanlar Zirvesi"ne de çağrı yapıldı ve Avrupalı değerlere uyarak, Kıbrıslı Türklerin sürece dâhil olmasına izin vermeleri istendi.

Bu arada eylem, tüm AB ülkelerinin dışişleri bakanlarının katılımıyla gerçekleştirilen Genel İşler ve Dış İlişkiler Konseyi Toplantısı ile eş zamanlı olarak AB Konseyi önünde gerçekleştirildi.

İlerleyen günlerde Avrupa Birliği Daimi Temsilciler Komitesi COREPER’in alt komitesinde ele alınması beklenen Doğrudan Ticaret Tüzüğü konusunda karar verecek olan AB ülkeleri dışişleri bakanları olduğu için eylemde onların dikkatleri çekilmeye ve kararları etkilenmeye çalışıldı.COREPER’in alt komitesinde Doğrudan Ticaret Tüzüğü konusunda bir uzlaşıya varılması halinde tüzük, AB Konseyi’ne gidecek ve orda karara bağlanacak.

Get free blog up and running in minutes with Blogsome
Theme designed by Jay of onefinejay.com