Northern Cyprus Tourism

September 26, 2007

Susmak ve Öğrenmek

Filed under: Güzel Hikayeler

* Bir gün susmayı ögrendim. Öyle bir sustum ki belki sonsuza kadar susacaktim. Çünkü susmak benim küçücük dünyamda babamla kurdugum iletisim tarziydi. Babam aksamlari eve yorgun dönerdi. Ben bütün gün evde sıkılır onun gelişini iple çekerdim. Daha o kapidan girer girmez boynuna atilir onunla oynamak isterdim. Babam sarilir, öper sonra da, hadi odana git, derdi. Yemek hazirlaninca annem çagirir bu defa masada bir araya gelirdik babamla.Onlar annemle konusurken ben araya girer, sesimi duyuramayinca da bagirirdim. Babam sinirlenir, ‘Bütün gün insanlara kafa patlatmaktan bunaldim, birde sen kafami ütüleme!’ derdi. Annem de ‘Bütün gün zaten seninle ugrastim, bir çift laf da mi konusturtmayacaksin babanla?’ diye çikisir, beni odama gönderirdi. Çaresiz bir sekilde boynumu büker odama yani hapishaneme dogru yol alirdim. Babam arkamdan, ‘Bizim bir odamiz bile yoktu, her seye sahip, hâlâ ne istiyor anlamadim.’ diye bagirmaya devam ederdi. ‘Keske benim de bir odam olmasaydi, keske bizim de evimiz bir odali olsaydi da hep birlikte otursaydik’ derdim içimden; ama yüksek sesle söylemeye cesaret edemezdim. Yemekten sonra babam kanepeye uzanir, eline kumandayi alir, televizyon seyrederdi. Beni yanina çagirir biraz severdi. Onun izleyecegi önemli birsey varsa beni adeta yerimden bile kipirdatmazdi. Azicik hareket edip kosup oynamaya çalissam oda hapsim yeniden baslardi. Bir gün anladim ki susunca babamla daha iyi anlasiyoruz. Bu defa susarak yapabilecegim oyunlar gelistirmeye basladim. Önce resim yaparak basladim ise. Babam çizdigim resimleri çok begeniyor; ‘Bak, böyle uslu uslu oyna iste.’ diyordu. Babam bazen göz ucuyla bakiyor, resimle ilgili bir sey sorsam afalliyordu. Ama bana kizarak beni artik odama göndermiyordu. ‘Son günlerde ne de akillandi benim oglum.’ diye komsulara anlatiyordu annem halimi. Resimlerim arttikça ortalik dagilmaya basladi. Annem ‘Odani topla!’diye odama kapattiginda ise nereden baslayacagimi bilemiyordum. Ben bunlarla ugrasirken zaman geçiyor; ama odami toparlamayi beceremiyordum. Annem odama gelip ‘Bak sana resim yapmayi yasaklayacagim.’ dedi bir gün. Susuyor olmami usluluk olarak degerlendiren ailem resim yapmayi da elimden alirsa ben ne yapacaktim? Bu düsüncelerle bir aile tablosu yaptim. Babam eve gelince uygun zamani kolladim. Her zamanki gibi yemekler yendi, odaya geçildi. Babam oturur oturmaz çizdigim resmi getirdim. Babam bakti. Him, dedi ‘Çok güzel olmus.Bu adam benim herhalde.’ dedi. Ben ‘Hayir o adam degil, bu çocuk sensin.’dedim. O ‘Hayir, bu adam benim, bu çocuk sensin, bu küçük kiz da arkadasin.’dedi. Ben yine ‘Hayir, o büyük adam benim, bu küçük adam sensin, bu küçük kiz da annem.’ dedim. Babam benimle ugrasmaktan vazgeçip: ‘Peki neden bizi küçük çizdin?’ dedi. Heyecanla basladim anlatmaya.Ben büyüyüp adam olacagim. Is bulup çalisacagim. Siz yaslanip küçüleceksiniz. Beliniz bükülecek, komsumuz Ahmet amca ile Ayse teyze gibi küçücük kalacaksiniz. Ben isten geldigimde yorgun olacagim. Siz benimle konusmaya çalistiginizda isyerinde kafam sismis olacagindan sizi duymayacagim bile. Siz benimle bir seyler paylasmak istediginizde ‘Hadi odaniza çekilin de kafa dinleyeyim.’ diyecegim. Ve bir de bagiracagim ‘Her seylerini aliyorum. Sicacik odalari da var, daha ne istiyorlar’ diye. Annemle babamin gözleri fal tasi gibi açilmisti. Duyduklarina inanamiyorlardi. Bana sarilip beni öyle içten bir oksayislari vardi ki sonsuza kadar konussam hiç bikmadan dinleyecekler gibiydi Farkinda’ Olmali insan… Kendisinin, Hayatin Olaylarin, Gidisatin Farkinda Olmali Ömür Dedigin Üç Gündür, Dün Geldi Geçti Yarin Meçhuldür, O Halde Ömür Dedigin Bir Gündür, O Da Bugündür. Sevgiyle kalin, sevdiklerinizle kalin…

September 10, 2007

KKTC Büyük Ölcekli Otel yatırımları için uygunmu?

Filed under: Genel

KKTC Büyük Ölcekli Otel yatırımları için uygunmu?,

  1. Özellikle Bafra gibi bölgelere(ve Güzelyurt) yapılacak büyük ölçekli otellerin bir anda yaratacağı vakumlama etkisi küçük yatırımcıyı yerle bir edecek….Buda küçük ölcekli yatırımcımızın yok olmasına ve belkide büyük ihtimal göç etmesine neden olacak. Ayrıca bir çok küçük ölçekli oteli (yaklaşık 6000 / 7000 yatak) atıl duruma getirecek.
  2. Büyük ölçekli yatırımlar eğer belli bölgelere yoğunlaştırılırsa belli bir süre yeterli hizmet alınmayacak, Örneğin restaurant, taxi, kiralık araba, market, v.b . Bu da bu tesisleri ister istemez herşey dahil pazarlamaya itecek. Böylece kendimizi Antalya ile rekabet eder hale getireceğiz. Bütün mukayeseli avantajlarımızı kaybedeceğimiz böyle bir rekabette oyuna başlamadan oyunun dışında kalacağız. Maliyetleri yüksek ve ulaşımı çok daha zor olan koşullarda diğer avantajlarımızıda kaybedersek (tarih,doğa,güvenlik, misafirperlik v.b) insanlar günün sonunda sadece icine kapanacakları ve sadece yeme -içmenin önemli olduğu bir sistemde niye daha fazla para ödeyip, daha fazla zaman harcayıp buraya gelsinler.
  3. Bununla birlikte Meserya-Vegas fikrine tamamiyle katılıyorum. Seninde yazdığın gibi buradaki ekonomik göstergelerde müşteri profilide farklıdır. Eğer illaki büyük tesisler yapılacaksa bunlar özel ilgi turizmini baltalamayacak şekilde kumarhaneleri ile birlikte Meserya-Vegasa yapılabilir ve özel ilgi turizmine zarar vermeleri engelenecek şartlar oluşturulur.
  4. Ayrıca pasta büyümeden sürekli yatak sayısını artırmak başka bir tehlike. Bu noktada devletin yeni yatak yatırımı için en azından her türlü teşviği durdurması,( para, arazi, casino )yerinde olacaktır. Bu şartlarda kendi imkanları ile ayakta duracak varsa buyursun gelsin ama bizim imkanlarımızla hovardalık yapmasın…

Diğer noktalara gelince,

  1. Bir defa ‘’Direk Ulaşım'’ saplantısından kurtulmamız lazım, bu ülkede turizmin iyi veya kötü gittiği yıllarda direk ulaşım yoktu.. Yani sorun direk ulaşımda değil. Bence sorun kaliteli ve turizme hizmet edecek havayolu şirketlerindedir. Bu yüzden teşviklerin sadece havayollarına ve tanıtıma yapılması gerekir. (tabi teşviklerin nasıl dizayn edileceğide ayrı bir konudur) ve Hava yolları şirketlerinin artırılarak dağıtım ağının,saatlerinin ve fiyatlarının çeşitlendirilmesi gerekir.
  2. Şu ana kadar bence hiç yapılmayan tanıtma ve pazarlama faaliyetlerini ciddi ve profosyonel kişilere bırakmamız gerekir. Bunlar turizm bakanlığının mesai saati için saate bakan bir kaç memuru ile olacak işler değildir. artık bütün dünya tanıtma ve pazarlama faaliyetleri için bu şirketleri kullanmaktadır.
  3. Hızlı bir şekilde avantajlarımızı, dezavantajlarımızı ortaya koyarak ürünümüzün ne olacağına karar vermemiz lazım. Ürüne karar verdikten sonra imaj çalışmamızı bunun üzerine oturtup bütün tanıtma ve pazarlamamızı oluşan ürüne göre dizayn etmemiz lazım ki gelen turist aradığını bulup, hayal kırıklığı içinde ayrılmasın.
  4. Bir defa çok hızlı bir şekilde iç ödevlerimizide yapmamız lazım, kabul etmek gerekirki ülke 1974 ten bu güne hızlı bir doğal zenginlik erozyonuna uğradı yapılan bazı çalışmalar olsada ülkenin genelini kapsayamadı. Malesef önemli bir alan bakımsız ve pis görüntüsünü vermeye devam ediyor. Bunun önüne geçmek için yerel yönetimlerle hızlı bir çalışmaya başlamak lazım, en azından Ercan -Lapta, Güzelyurt- Magosa v.b anayollarının kenarını hızlı büyüyen ağaçlarla yeşillendirerek gerisindeki boşluğu kapatmak lazım. Yollarda her gün ölen köpek ölülerine, çöplere, terkedilmiş buzdolabları/ arabalara bir çözümü çok hızlı bulmak lazım.
  5. Şu anda Otel ve diğer hizmet sektörlerinde çalışan kişiler tam olarak Kıbrıslı(ada) kültürünü yansıtmıyor. Hizmet sektöründe daha çok Kıbrıslı (En azından yönetici konumunda şef, müdür, şef garson ) kullanmanın teşviklendirilmesi lazım, ve diğer tüm personelinde düzenli aralıklarla hizmet içi kurslardan geçirilmesi gerekir.
  6. Turizm politikaları yeniden oluşturulurken mutlaka kıt kaynaklarımızın dikkate alınması (Su, Ulaşım, yatak, doğa, Plaj, elektirik,yol) ve katma değeri en yüksek olacak turizm çeşitlemesine gidilmesi gerekir.
  7. Ne yapılırsa yapılsın günün sonunda bazı yataklar (1000 kadar) atıl durumda olacaktır .Fakat diğer mevcut yataklar doğru bir politika çerçevesinde desteklenirse (kesinlikle kredi veya hibe para degil) yeniden hızlı bir şekilde 3-5 ayda kaliteli yataklar olarak ekonomiye kazandırılabilir. Yeni politikalar belirlenirken, Turizm, Eğitim ikilisinin çekiçi güç olacağı ve tarımla küçük sanayinin bunların etkisinde gelişeceği doğru bir modelin dizayın edilmesi gerekir. Eğer eğitim turizme, veya turizm eğitime darbe vurur şekle gelirse önemli bir bacak gelişemez .

September 8, 2007

Oldukca guzel… sonuna kadar okuyun bence…

Filed under: Güzel Hikayeler

Sayın Banka Yetkilisi,
Ben 86 yaşında bankanızda hesabı olan bir müşterinizim.
Geçen gün, tesisatçıma 100 dolar’lık bir çek yazdım.
Bu çeki kendisi her nasılsa 3 nanosaniyede bankanıza iletmiş olmalı ki, bankanızda değerlendirdiğim fonlardan bu miktar kadarını bozduramadan hesabımdan karşılığı alınmış.
Tabii ki hesabımda o an için para olmadığından 30 dolar da faiz ve ceza alınmış. Oysa fonlarımda 1.000.000 dolar vardı.
Bu durumu şikayet etmek istediğimde, bankanız telefonunda kişiliksiz, terbiyesiz, banda kaydedilmiş ve yüzsüz bir hanım sesiyle yarım saate yakın boğuştum.
Arada müzikler dinledim ve 28 kere değişik tuşlara basmak zorunda kaldım. Ama kimseye ulaşamadım.
Bildiğiniz gibi her ay binlerce dolarlık faturalarım, mortgage kesintilerim, kredi kartı ödemelerim var.
Bunların hepsinin hesabımdan yapılan otomatik ödemelerini şu andan itibaren İPTAL ediyorum.
Bundan böyle, sizden etten kemikten yapılmış dediğimi anlayan ve ingilizce bilen bir müşteri temsilcisi istiyorum.
Anlayışla karşılarsınız ki, karşınızdakine en iyi iltifat, onu taklit etmektir.
Ben de sizin gibi yapacağım.
Müşteri temsilciniz her ödeme için beni arayacak, ve 28 haneden az olmayan benim vereceğim bir şifreyi tuşlayacak.
Sonra da, eğer 1 tuşlarsa benden randevu alacak, 2 tuşlarsa bir ödeme ile ilgili mesaj bırakabilecek, 3 tuşlarsa oturma odama bağlanacak, oradaysam cevap vereceğim, 4 tuşlarsa ve uyumuyorsam yatak odama bağlanacak ve benimle görüşebilecek, 5 tuşlarsa tuvalete, 6 tuşlarsa cep telefonuma ulaşacak, 7 tuşlarsa bilgisayarıma bir mesaj bırakabilecek. 8′e tuşlarsa bunları yeniden dinleyebilir.
Arada beklemeler olursa, size söz, elimdeki eski plaklardan ve gramofonumdan güzel bir müzik parçası da dinleteceğim ona.
Yalnız sizden ricam, bu işlemler için seçeceğiniz personelinizin kimlik bilgisini, anne kızlık soyadını, noterden alınmış imza sirkülerini ve tapuları dahil mali bilgilerini bana iletmeniz.
Bir de sizin gibi bir sözleşme hazırladım. 8 sayfa. Sizinki 42 sayfaydı, ben insaflı davrandım. Bu sözleşmeyi de bana atayacağınız müşteri temsilcisi, bankanız şube müdürü ve bankanız yönetim kurulunun imzalaması ve bana iadeli taahhütlü göndermesi.
Bu sözleşme elime geçtikten sonra müşteri temsilcinize kendi belirleyeceğim 28 haneli şifreyi göndereceğim. Bu şifre de her ay değişecek pek tabii ki.
Özür dileyerek bu sözleşme ve işlemler için sizden masraf olarak her ay 20 dolar da talep edeceğim.
İşbu şartları yerine getirememe durumunuz varsa, lütfen 1.000.000 dolarımı nakit olarak hazırlayın, yarın alıvereyim.
Size hayırlı işler diler, en kısa zamanda bana ulaşmanızı rica ederim.

Saygılarımla,
Müşteriniz…

Get free blog up and running in minutes with Blogsome
Theme designed by Jay of onefinejay.com