Northern Cyprus Tourism

March 27, 2008

Toyota

Filed under: Güzel Hikayeler

 Japon’ un biri, Rize’de bir kahveye girmis ve, herkese kafa tutmuş : — ‘Var mı ? Aranızda delikanlı ?Varsa ? Çıksın dışarı…’TEMEL kapıya doğru yürümüş, — ‘Çıkıyorum ulan !  Görelim bakalım erkekliğini…’ Birkaç dakika sonra, TEMEL ağzı-burnu dağılmış bir vaziyette, kahveye geri dönmüş… Peşinden de, JAPON kasılarak içeri girmiş ve kahvedekilere TEMEL’i göstererek : — ‘Ona, ‘Toyokumi’ ustanın, ‘Katakori’ tekniğiyle vurdum.’ Ertesi gün JAPON yine gelmiş. Yine meydan okuma. Yine TEMEL’ den rest. Ve birkaç dakika sonra kapıda yine,  ağzı-burnu dağılmış bir TEMEL. Ve peşinden kasılarak yaptığı oyunu açıklayan JAPON :  — ‘Ona, ‘Kuyotomi’ ustanın, ‘Kihotomi! ‘ tekniğiyle vurdum.’ Ertesi gün yine aynı hikaye. Dayak yemekten ayakta duramaz hale gelmiş TEMEL ve  hergün değişik bir stil kullanan JAPON : — ‘Ona, ‘Toyohama’ ustanın, ‘Kimanto’ tekniğiyle vurdum.’  — ‘Ona, ‘Tiyotoki’ ustanın, ‘Kohimato’ tekniğiyle vurdum.’ ………….. derken, Bu böyle bir hafta devam etmiş.Ve sekizinci gün ! JAPON yine kahveye gelip, yine herkese kafa tutmuş. JAPON’ un restini gören yine TEMEL olmuş tabii… Birkaç dakika sonra, herkes yine suratı dağılmış bir TEMEL beklerken,  Bu kez JAPON, ağız-burun dağılmış, hoşaf ! Kanlar içinde kapı da belirmiş ? ? ? TEMEL’ de hemen arkasından girmiş içeriye, JAPON’ u göstererek :  — ‘Ona, ‘Toyota’ nın ‘Krikosuyla’ vurdum’ demiş…

March 22, 2008

Ayna

Filed under: Güzel Hikayeler

A Y N A

Tarihte ilk kez kars’a ayna gitmiş.
Adamın biri aynayı görüp eline almış.

Daha önce hiç kendini görmediği için ölen kardeşine benzetmiş karşısındakini.
Adam:- ) - Ey gidi gardaşımm. Seni bi daha görmek nasipte varmış !!!
Aynayı eve götürüp sarılıp uyumuş kardeşine:-)
Karısı bakmış adam bişeye sarılıp uyuyor.
Aynaya bakmış , bir kadın!! Allah belanızı vireee.
Bu karıda kim??? - Bi bokada benzese diyerek feryat figan evden çıkar ve kadı efendiye gider.
Kadın :-) - Kadı efendi adam beni bu çirkin karıyla aldattı.
Kadı : aynaya bakar ve şöyle der:
Yav bu karıdan çok kavata benziir.:)))

March 19, 2008

Turizmde Finansman

Filed under: Genel

1.   Finansman

 

 

            Ülkemizin mevcut şartları içerisinde teşvik sistemi ve finansman dağılımı dizayın edilirken alınması gerekli tedbirler ve gerekceleri aşagıdaki gibidir.

 

            Ülkemizin kıt kaynakları ve ulaşım konusundaki rakiplerimizle olan dezavantajlı pozisyonumuz(Rekipler Türkiye, Yunanistan, İspanya,Bulgaristan v.b) düşünülürse, ülkemizin turimimin  kitle turiziminden çok özel ilgi turizminine kaydırmamız gerektigini düşünüyorum. Su ve enerji kaynaklarının az ve pahalı olduğu ülkemizde bunların üzerine artı fazla ulaşım maliyetleri eklendigi zaman kitle turiziminde rekabet şansımız kalmamaktadır. Bu yüzden ülkemiz yatırımları teşvik edilirken rakiplerimizin sunduğu ‘’herşey dahil’’ sisteminde çalışan büyük yatak kapasiteli oteller yerine, butik tarzı, hizmet kalitesi yüksek (Yunan adaları örnegindeki gibi) ve üst gelir gurubuna yüksek fiyatlara satılabilecek yatırımların teşvik edilmesi daha sağlıklı ve pazarlama şansı daha yüksek olacaktır.

 

            Bu gün itibarı ile ülkemizin ihtiyacı olan ve şu an için taşıyabilecegi 20.000 yatak sayısına ulaşılmış bulunmaktadır. Bundan sonra yeni yatak yapımı engelenemeyecegine ve doğal gelişiminin devam edeceği düşünülürse yeni yatak yapımının ne şartla olursa olsun teşvik edilmemesi gerekir. Yapılan her yeni yatak eskilerinin piyasa dışına itilmesine atıl duruma gelmesine ve büyük ihtimale Lefkoşa girişindeki Sabri Orient Otel gibi ucube ve çevre kirliği yaratan binalara dönüşmesine sebep olacaktır. Bu yüzden yeni yatakları teşvik etmek yerine eskilerinin, çok daha az finansmanlarla, Yüksek hizmet kalitesi sunacak duruma getirilmesi hem daha ucuz hem de daha kolay olurken , kendi insanımıza istihdam kapısı olacaktır.

 

            Yatak kalitesini artırıken ülkemizdeki toplam kaliteyi yükseletecek yan sektörlerinde ayni anda kalitesini artırmak  gereklidir. Bu yüzden kıt finans kaynaklarımızı kullanırken sadece yatak kalitesini değil havalimanından otele, restauranta, taksiye, otobüse, yolları ve çevreyide ayni anda geliştirecek finansman ve teşvik sistemi yaratmamız gereklidir. Bununla birlike itici sektör olması hedeflenen turizimin gelişmesiyle ihtiyaç duyulacak hafif sanayi ürünlerinin örnegin şampu, sabun, havlu, v.b ayrıca gıdanın da gerekli ivme içerisinde istenilen kalitede üretilmesi için dizayın edilmesi gereklidir.

 

            Bu haliyle Kalkınma Bankasınının politize olmaması mümkün degildir. Uzun vadeli ve ülkenin ihtiyaclarına hizmet edecek politiklar yerine Kalkıma Bankası siyasi bir çiftlik görüntüsünden kurtulmaz. Bu yüzden finansmanın doğru kanalize edimesini istiyorsak sivil toplum örgütlerinin ağırlıklı söz sahibi olacagı bir yönetim yaratmamız kaçınılmazdır.  Serbest piyasa gereği özel bankalara dokunma şansımız yoktur ama istedigimiz çizgiyi yaklama ve diğer finanmanıda sürüklem konusunda Kalkınma Bankasına önemli görevler düşmektedir.

İşimizi Dikkatli yapmalıyız

Filed under: Güzel Hikayeler

Tıp fakültesinde ilk kez kadavra başına toplanan öğrenciler, bayağı bir merak ve ilgiyle kadavrayı incelemektedirler. Profesör dersine başlar; ‘Tıpta iki şey doktorlar
için çok önemlidir.
İlki insan vücudu ile ilgili hiç birşey sizin için iğrenc olmamalıdır.
Örnegin, der ve parmağını cesedin kıçına sokup çıkartır kendi ağzına götürür.
Hadi bakalım şimdi sizler de aynı şeyi yapınız !’ Ögrenciler şok
içinde, hepsi duraksarlar ama bakarlar ki profesör çok ciddi, istemeye istemeye hepsi sırayla kadavranın kıçını parmaklayıp sonrada emerler. Öğrencilerin hepsi bu
işin tadına bakıp berbat bir hale gelmişken, profesör konusmasını sürdürür;
‘Bir tıp doktoru için ikinci en önemli nokta gözlemdir’ der ve devam eder;
‘Ben kadavranın kıçına orta parmağımı soktum ama kendi ağzıma işaret
parmağımı götürdüm..
Şimdi bir doktor için, dikkat etmenin ne kadar önemli olduğunu da
öğrenmiş bulunuyorsunuz….!
Neymiş sonuç olarak işimizi dikkatli yapmazsak .oku yeriz.

İşimizi Dikkatli yapmalıyız

Filed under: Güzel Hikayeler

Tıp fakültesinde ilk kez kadavra başına toplanan öğrenciler, bayağı bir merak ve ilgiyle kadavrayı incelemektedirler. Profesör dersine başlar; ‘Tıpta iki şey doktorlar
için çok önemlidir.
İlki insan vücudu ile ilgili hiç birşey sizin için iğrenc olmamalıdır.
Örnegin, der ve parmağını cesedin kıçına sokup çıkartır kendi ağzına götürür.
Hadi bakalım şimdi sizler de aynı şeyi yapınız !’ Ögrenciler şok
içinde, hepsi duraksarlar ama bakarlar ki profesör çok ciddi, istemeye istemeye hepsi sırayla kadavranın kıçını parmaklayıp sonrada emerler. Öğrencilerin hepsi bu
işin tadına bakıp berbat bir hale gelmişken, profesör konusmasını sürdürür;
‘Bir tıp doktoru için ikinci en önemli nokta gözlemdir’ der ve devam eder;
‘Ben kadavranın kıçına orta parmağımı soktum ama kendi ağzıma işaret
parmağımı götürdüm..
Şimdi bir doktor için, dikkat etmenin ne kadar önemli olduğunu da
öğrenmiş bulunuyorsunuz….!
Neymiş sonuç olarak işimizi dikkatli yapmazsak .oku yeriz.

Get free blog up and running in minutes with Blogsome
Theme designed by Jay of onefinejay.com