1. Finansman
Ülkemizin mevcut şartları içerisinde teşvik sistemi ve finansman dağılımı dizayın edilirken alınması gerekli tedbirler ve gerekceleri aşagıdaki gibidir.
Ülkemizin kıt kaynakları ve ulaşım konusundaki rakiplerimizle olan dezavantajlı pozisyonumuz(Rekipler Türkiye, Yunanistan, İspanya,Bulgaristan v.b) düşünülürse, ülkemizin turimimin kitle turiziminden çok özel ilgi turizminine kaydırmamız gerektigini düşünüyorum. Su ve enerji kaynaklarının az ve pahalı olduğu ülkemizde bunların üzerine artı fazla ulaşım maliyetleri eklendigi zaman kitle turiziminde rekabet şansımız kalmamaktadır. Bu yüzden ülkemiz yatırımları teşvik edilirken rakiplerimizin sunduğu ‘’herşey dahil’’ sisteminde çalışan büyük yatak kapasiteli oteller yerine, butik tarzı, hizmet kalitesi yüksek (Yunan adaları örnegindeki gibi) ve üst gelir gurubuna yüksek fiyatlara satılabilecek yatırımların teşvik edilmesi daha sağlıklı ve pazarlama şansı daha yüksek olacaktır.
Bu gün itibarı ile ülkemizin ihtiyacı olan ve şu an için taşıyabilecegi 20.000 yatak sayısına ulaşılmış bulunmaktadır. Bundan sonra yeni yatak yapımı engelenemeyecegine ve doğal gelişiminin devam edeceği düşünülürse yeni yatak yapımının ne şartla olursa olsun teşvik edilmemesi gerekir. Yapılan her yeni yatak eskilerinin piyasa dışına itilmesine atıl duruma gelmesine ve büyük ihtimale Lefkoşa girişindeki Sabri Orient Otel gibi ucube ve çevre kirliği yaratan binalara dönüşmesine sebep olacaktır. Bu yüzden yeni yatakları teşvik etmek yerine eskilerinin, çok daha az finansmanlarla, Yüksek hizmet kalitesi sunacak duruma getirilmesi hem daha ucuz hem de daha kolay olurken , kendi insanımıza istihdam kapısı olacaktır.
Yatak kalitesini artırıken ülkemizdeki toplam kaliteyi yükseletecek yan sektörlerinde ayni anda kalitesini artırmak gereklidir. Bu yüzden kıt finans kaynaklarımızı kullanırken sadece yatak kalitesini değil havalimanından otele, restauranta, taksiye, otobüse, yolları ve çevreyide ayni anda geliştirecek finansman ve teşvik sistemi yaratmamız gereklidir. Bununla birlike itici sektör olması hedeflenen turizimin gelişmesiyle ihtiyaç duyulacak hafif sanayi ürünlerinin örnegin şampu, sabun, havlu, v.b ayrıca gıdanın da gerekli ivme içerisinde istenilen kalitede üretilmesi için dizayın edilmesi gereklidir.
Bu haliyle Kalkınma Bankasınının politize olmaması mümkün degildir. Uzun vadeli ve ülkenin ihtiyaclarına hizmet edecek politiklar yerine Kalkıma Bankası siyasi bir çiftlik görüntüsünden kurtulmaz. Bu yüzden finansmanın doğru kanalize edimesini istiyorsak sivil toplum örgütlerinin ağırlıklı söz sahibi olacagı bir yönetim yaratmamız kaçınılmazdır. Serbest piyasa gereği özel bankalara dokunma şansımız yoktur ama istedigimiz çizgiyi yaklama ve diğer finanmanıda sürüklem konusunda Kalkınma Bankasına önemli görevler düşmektedir.