Yerli Turizciler Yine Umutsuz
Yerli turizmciler de umutsuz!
“HÜKÜMET TURİZMİ RAHATLATACAK ADIM ATMALI”… Yaz sezonunda turist sayısında artış yaşanması bekleniyor. Ancak girdi maliyetleri, sosyal sigorta, ihtiyat sandığı, elektrik faturaları nedeniyle turizmle uğraşan sektörlerin darboğazdan çıkamayacağı belirtiliyor. Sektör temsilcileri hükümetten en kısa sürede turizm sektöründe çalışanları rahatlatacak adımlar atmasını talep ediyor.
OTELCİNİN CEBİNDEN PARA ÇIKIYOR… 250 yatak kapasitesinden daha az yatağı olan otellerde bir müşterinin 55-60 TL arasında sabit gider maliyeti var. 250 üstü yatak kapasitesi olan otellerde ise bu rakam 90 TL’ye ulaşıyor… Bir yatağın satış fiyatı ise ortalama 25-30 TL civarında. Bu durumda her müşteri için iki kat para ödeniyor… Kısacası, otelcilerin cebinden para çıkıyor.
Gözde SÜREÇ
Turizm sektörü temsilcileri, yaz sezonunda geçmiş yıllara oranla turist sayısında artış yaşanacağını ancak var olan sorunlar nedeniyle sektörde yaşanan sıkıntıların aşılamayacağını belirtiyor. Girdi maliyetlerindeki yüksekliğinin turizmle uğraşan kesimler için önemli bir sorun olduğu belirtilirken, hükümetten bu maliyetlerin düşürülmesi için acil ve etkin önlemler alınması istendi.
Kıbrıs Türk Otelciler Birliği (KITOB) Başkanı Mehmet Dolmacı, turizmde yaşanan kötü gidişin durdurulmasına yönelik acil önlemler alınmasına ihtiyaç duyulduğunu belirterek, özellikle girdi maliyetlerinin çok yüksek olmasından dolayı otelcilerin büyük sıkıntı yaşadığını vurguladı.
Kıbrıs Türk Restorancılar Birliği (RES-BİR) Başkanı Ercan Küçük, girdi maliyetlerinin çok yüksek olmasının restorancılar için önemli bir sorun teşkil ettiğini, rekabet gücünü azalttığını kaydetti.
Birleşik Taksiciler Birliği Başkanı Kemal Gözay da, ülkeye gelen turist sayısının bu yıl arttığını ancak taksicilerin bundan pay alamadığını belirterek, otobüs ve minibüs taşımacılığında turistlere kaliteli hizmet verilmediğini söyledi.
Sektör temsilcileri sorunlarıyla ilgili KIBRIS’a açıklamada bulundu.
Dolmacı: Beklenen doluluk oranı yüzde 30
Yaz sezonunda otellerdeki doluluk oranının yaklaşık yüzde 30 olacağını belirten KITOB Başkanı Mehmet Dolmacı, geçtiğimiz yıla oranla bu yıl bir artış yaşanmasının beklendiğini ancak bu artışın yeterli olmadığını, girdi maliyetlerinin yüksek olmasından dolayı, otelcilerin zararda olmaya devam ettiğini söyledi.
Dolmacı, 2009 yılında 2008 yılıyla kıyaslandığında turizmde bir canlanma olduğunu belirterek, 2008 yılının ilk beş ayında doluluk oranı yüzde 12 iken, 2009 yılının ilk beş ayında bu oranın yüzde 19’a yükseldiğini belirtti. Haziran ayında doluluk oranının artış göstereceğini ve 2008 yılına kıyasla yüzde 5 oranında bir artışın yaşanacağını kaydeden Dolmacı, bu artış yeterli olmadığına vurgu yaptı.
Dolmacı, yaz aylarında otellerdeki doluluk oranlarının artacağını ancak girdi maliyetlerinin yüksek olmasından dolayı turizmin darboğazda olmaya devam edeceğini ifade etti.
Ülkede turizmle ilgili süreklilik içeren bir politika olmadığına da değinen Dolmacı, değişen iktidarlarla birlikte turizm politikalarının da değiştiğini, bunun da sektör için ciddi bir sorun teşkil ettiğini belirtti.
Dolmacı, yeni hükümetin turizmde nasıl bir politika izleyeceğinin, ne gibi teşvik sistemi uygulayacağının henüz belli olmadığını belirterek, bu durumun değişmemesi halinde 2010 yılının da kaybedileceği uyarısını yaptı.
“Girdi maliyetleri düşürülmeli”
Kıbrıs Türk Otelciler Birliği’nin girdi maliyetleriyle ilgili yaptığı araştırmayla ilgili bilgi veren Dolmacı, 20 otelden örneklemeler yaptıklarını söyledi.
Dolmacı araştırma sonucunu şöyle açıkladı:
“Araştırma çerçevesinde 20-50, 50-100, 100-250 ve 250 üstü yatak kapasitesi olan otelleri değerlendirdik ve gördük ki ilk üç gruptaki otellerin toplam sabit giderlerini bir yıl önce kalan kişi başına böldüğümüzde, bir müşterinin otele 55-60 TL arasında sabit gider maliyeti olduğu ortaya çıktı. 250 üstü yatak kapasitesi olan otellerde ise bu rakam 90 TL olarak hesaplandı. Bizim satış fiyatımız ise 25-30 TL civarında. Bu durumda sattığımız her müşteri için iki katını ödüyoruz, yani cebimizden para koyuyoruz.”
Bu yapının sürdürülebilir olmadığını kaydeden Dolmacı, turist sayısında artış olsa bile otelcilerin önemli oranda zararda olacağını belirtti. Girdilerin önemli oranda Euro, dolar ve TL bazında olduğunu söyleyen Dolmacı, gelirlerin ise sterlin bazında olduğunu kaydetti.
Geçen yıl sterlinin düşüşe girdiğini ancak Euro ve doların arttığını hatırlatan Dolmacı, “bu durumda bizim girdi maliyetlerimiz hızla yükselirken gelirlerimiz hızla aşağıya çekilmiştir” dedi.
“2010’u şimdiden planlamak lazım”
Bu yıl yaşanan sorunları gelecek yıl da yaşamamak adına yapılması gerekenler olduğuna işaret eden Dolmacı, eğer gerekli planlama yapılmazsa 2010 yılının da kaybedileceği uyarısını yaptı.
2010 yılı için otelcilerin bu yıldan fiyat belirlemesi gerektiğini söyleyen Dolmacı, hükümetin girdi maliyetleriyle ilgili tutumunu görmeyi beklediklerini, bu nedenle fiyat belirleyemediklerini söyledi.
Dolmacı şöyle konuştu:
“UBP hükümeti göreve gelirken ‘elektrik maliyetlerini azaltacağım, personel giderlerini azaltacağım, ihtiyat sandığını iptal edeceğim’ dedi. Bazı taahhütler ve sözler verdi. Bunların yerine getirilip getirilmeyeceğini bilmiyoruz. Bu nedenle de fiyat veremiyoruz.”
Hükümet tarafından verilen sözlerin yerine getirilmemesi halinde çok büyük zarara yol açacağını bildikleri halde, sterlin bazında, İngiltere piyasasında fiyat artırmak zorunda kalacaklarını söyleyen Dolmacı, fiyatları yükselttikleri zaman müşteri kaybı yaşanacağını belirtti.
Dolmacı, “Hükümet tedbirleri alır ve verdiği sözleri tutarsa o zaman fiyat artırmayacağız ve önemli kaybın önüne geçeceğiz. Ama bugün hükümet hala bize girdi maliyetlerinin düşüp düşmeyeceği konusunda bir sinyal vermiş değil. Fiyat artırırsak bu yıl yükselişe geçen turizmi 2010’da yine indirmek zorunda kalacağız” dedi.
“Yeni hükümet konuyu ivedilikle ele almalı”
Turizmde süreklilik içeren bir politika olmadığına değinen Dolmacı, değişen iktidarlarla birlikte turizm politikalarının da değiştiğini söyledi. 19 Nisan’da gerçekleştirilen milletvekilliği seçimlerinin ardından bugün hala Turizm Bakanlığı müsteşarının belirlenmediğini söyleyen Dolmacı, hükümetin turizm politikasının da henüz şekillenmediğini belirtti.
“Hükümetin turizmde nasıl bir politika izleyeceği, ne gibi teşvik sistemi uygulayacağı, plan ve projeleri belli değil” diyen Dolmacı, bu durumda 2010 yılının da kaybedileceğini söyledi.
Hükümetin turizm konusunda çok hızlı hareket etmesi gerektiğini vurgulayan Dolmacı, borçlarla ilgili sorunlar bulunduğunu belirtti.
Dolmacı şöyle konuştu:
“Ekonomik krizden dolayı ekonomi daralırken, kamu da otelcilerin üzerine çökmüş durumda. Elektrik faturaları, vergi dairesi borçları, sigorta ve ihtiyat sandığı borçlarıyla boğuşurken, yasalar da boğazımızı sıkıyor. Devlet yapması gerekenleri mükemmel yapıyormuş gibi darboğazda olan yatımcıdan da mükemmel bir şekilde kanunlara ve kurallara uyması bekleniyor. Bu mümkün değil.”
Dolmacı, turizmcilerin, diğer sektörlerin de maddi ve manevi gücünün kalmadığını söyledi.
Türkiye piyasası
Türkiye piyasasının bu yıl kesin kaybedileceğini belirten Dolmacı, bu piyasada önemli düşüşler yaşanacağı uyarısında bulundu.
Dolmacı, Türkiye’ye yönelik mart, nisan, mayıs aylarında alınması gereken tedbirlerin, haziran ayında henüz konuşulmaya bile başlanmadığını kaydetti.
Dünyayı etkileyen ekonomik krizden en çok etkilenen ülkelerden birinin de Türkiye olduğuna dikkat çeken Dolmacı, “Bu kadar sorun yaşayan bir ülkede diğer rakipleriniz harıl harıl çalışırken biz hiçbir şey yapmıyorsak, turist kaybı yaşamamız normal” dedi.
İngiltere ve Almanya piyasası
Almanya piyasasına yönelik alınan tedbirlerin ve atılan adımların doğru olduğunu belirten Dolmacı, ancak hemen sonuç alınmasının beklenemeyeceğini, bu tedbirlerde hedefin 2009 yazı olmadığını söyledi.
Dolmacı, “Almanya’dan turist çekebilmek için uçak kondu, teşvikler kondu. Bunlar doğru adımlardır. Ama bu önlemlerin 2009’da patlama yaratması beklenemezdi. Hedef 2009’un yazı değil, 2010’un yazıydı. O yüzden bu yaz bir patlama beklenmiyor” dedi.
İngiltere piyasası içinse en önemli sorunun uçak sıkıntısı olduğunu kaydeden Dolmacı, özellikle tatil sezonuna denk gelen dönemlerde aylar önceden uçakların dolduğunu ve yüzlerce yolcunun yedekte beklediğini belirtti.
Dolmacı, boş kalan oteller olmasına rağmen, turistlerin uçak bulamadığı için ülkeye gelemediğini söyledi.
Küçük: Girdi maliyetleri çok yüksek
Kıbrıs Türk Restorancılar Birliği (RES-BİR) Başkanı Ercan Küçük, bu yıl turist sayısında artış olduğunu, İtalya’dan gelen turistlerin sektöre hareketlilik getirdiğini belirtti. Girdi maliyetlerinin çok yüksek olmasının restorancılar için önemli bir sorun teşkil ettiğini anlatan Küçük, bunun rekabet gücünü azalttığını kaydetti. Piyasada et fiyatlarının çok pahalı olduğunu belirten Küçük, bazı kişilerin Güney Kıbrıs’tan kaçak et getirerek onları kullandığını söyledi. Küçük, devlet denetimi altında et ithaline izin verilmesini istedi.
“Dünyada en pahalı elektriği biz ödüyoruz” diyen Küçük, en az beş kişinin sosyal sigorta ve ihtiyat sandığı ödemelerinin yatırıldığı restoranların, elektrik faturalarının turistik tesislere uygulanan tarifeden uygulanmasını istedi.
Küçük, sözlerine şöyle devam etti:
“Oteller elektrik faturalarını 0.22’den öderken, biz 0.42’den ödüyoruz. Bir restoranın en az elektrik faturası aylık 6 bin TL’dir. Birçok işletmenin Elektrik Kurumu’na borcu vardır. Bunu ödeyebilmek için bir kerelik olarak taksitlendirme yapılsın ki bu para devletin kasasına geri dönsün. Aksi takdirde bu borç büyüdükçe kimse bunu ödeyemeyecek.”
Sosyal Sigorta ve İhtiyat Sandığı konusunda da aynı sorunların yaşandığına işaret eden Küçük, borçların biriktiğini ödeyebilmeleri için cezasız ve faizsiz taksitlendirme yapılmasını istedi.
Büyük marketlerin mezeden, küp kebabına, şeftali kebabına kadar her şeyi sattığını söyleyen Küçük, bunu en azından pişirilmeden soğuk olarak satsınlar” şeklinde konuştu.
Otellerin her şey dahil sistemine geçmesinin restorancıları sıkıntıya soktuğunu, haksız rekabete yol açtığını kaydeden Küçük, bu sistemin ekonomiye zarar verdiğini söyledi.
Üniversitelerin tekel olmaya çalıştığını iddia eden Küçük, üniversitelerde dışarıdan yemek çağırmak isteyen öğretim görevlilerine izin verilmediğini, yasak konulduğunu söyledi.
Gözay: Denetim yapılmalı
Birleşik Taksiciler Birliği Başkanı Kemal Gözay, ülkeye gelen turist sayısının arttığını ancak taksicilerin bundan pay alamadığını kaydetti. Gözay, kumarhanesi olan otellerin, kumar oynayacak turistlere otelde yer olduğunu söylediğini, oynamayacak olanları otele kabul etmediğini belirtti. Gözay, gelen turistlerin verilen hizmetlerden tatmin olmadığını, özellikle taşımacılık alanında verilen hizmetin kötü olduğunu söyledi.
Ercan Havaalanından şehirlere yolcu taşıması amacıyla otobüslerin hizmete konulduğunu hatırlatan Gözay, “merkezden merkeze otobüs konabilirdi, ancak böyle yapılmadı” dedi.
Girne’de otobüslerle turist taşımacılığı yapanların turistlere kaliteli hizmet vermediğini söyleyen Gözay, klimasız otobüslerde, kurallara uygun olmayan şekillerde servis yapıldığını kaydetti.
Etkin denetimlerle bunların önüne geçilebileceğine dikkat çeken Gözay, yeni hükümetin denetimlere ağrılık vermesini istedi. Kumarhanesi olan otellerin özel araçlarla müşteri taşıdığını ifade eden Gözay, bu durumun önüne geçilmesi gerektiğini vurguladı. Mesleki sürücü belgesi olmayanların da taksi sürücüsü olarak çalıştığını anlatan Gözay, üniversite öğrencilerin yasal olmayan bir şekilde taksi sürücülüğü yaptığını söyledi.
Larnaka’dan da yolcu taşıyan araçlar olduğuna işaret eden Gözay, taksiciliğin sıfırlandığını, etkin denetim olmazsa durumun daha da kötüye gideceğini belirtti.

Kuzey Kıbrıs’ın turizmde farklı bir ürün ve marka olduğunu savunan Kıbrıs Türk Otelciler Birliği (KITOB) Başkanı Mehmet Dolmacı, şartlar ne olursa olsun adadaki turizmin Yunanistan, Türkiye veya Mısır gibi birçok ana karaya göre daha pahalı bir turizm modeli olduğunu iddia etti. Dolmacı, "Son yıllarda kitle turizmi modeli dönemi kapanmaktadır. Kimse artık tatile gideyim de iki hafta kumda yatayım demiyor. İngiltere’den Güney Afrika’ya orada eğitim vermek üzere tatile giden birçok insan var mesela. Turistler gittikleri destinasyonlarda artık mutlaka oranın kültürünü tatmak istiyor. İşte bunun için Kuzey Kıbrıs butik bir otel gibi çalışıp butik bir ülke olmalı. Bunun için turistin buraya gelirken uçağa bindiği ilk andan itibaren indiği havalimanına, otobüse, otele, restorana, markete kadar her noktadaki kaliteyi arttırmalıyız. Biz bu hedefte yürüyoruz. Bu hedefte yürümeyen, kitle turizmine yönelen Güney Kıbrıs, hızla betonlaşarak elindeki son şansı kaybetti" dedi.
Kıbrıs Türk Turizm ve Seyahat Acenteleri Birliği (KITSAB) Başkanı Özbek Dedekorkut da, ortalama doluluk oranlarının yüzde 20-30 olduğunu hatırlatarak, turizmden istenilen düzeyde gelir elde edebilmek için yılda en az 850 bin turist ağırlamaları gerektiğini kaydetti. 