Nasıl Bir Turizm
2003 yılında esmeye başlayan barış ve çözüm rüzgarlarının ülkemizde yaratmış olduğu olumlu hava ile birçok dış yatırımcının yöneldiği ve ekonominin bir anda tavan yaptığı ülkemizde maalesef çözüme ulaşılmadığı için, ülke ekonomisinde yeniden bir daralma oluştu. Özellikle dünyada yaşanan ekonomik krizin etkileride ülkemizde yaşanan krizi tetikledi. Bugün içinde bulunduğumuz durumun akılcı politikalarla aşılması mümkündür. Özellikle turizmdeki avantajlarımızı kullanır ve 2009 yılında imzalanması planlanan çerçeve antlaşmasının sinyalleri ile dünyayı ikna edebilirsek, Mayıs ayından başlayarak ciddi bir şekilde ekonomide rahatlama sağlayabiliriz. Nedir Turizmdeki avantajlarımız; Euro zonunun dışında olmak, Sterling ve Tl kullanmak… Tüm dünyada ülkemizi Euro ve Dolar kullanan ülkelere göre oldukça cazip bir destinasyon haline getirmiştir. Dünyada artan kriminal suçlara göre ülkemizdeki suç oranlarının az olması –Güvenli bir ülke – oluşumuz. Kültür, doğa ve çevre yönünden hala daha avrupanın en bakir destinasyonlarından oluşumuz ve insanımızın turiste karşı olan oldukça misafirper yaklaşımları. Tabi tüm bu değerleri korurken içteki ev ödevlerimizide hızlı bir şekilde tamamlamak şart. Öte yandan 2009 sonu 2010 başında Kıbrısta imzalanması hedeflenen çerçeve antlaşması yabancı yatırımcıları yeniden ülkemizde yaşanacak ekonomik gelişmeden pay almak için yatırımlarını yoğunlaştıracağı bir dönem olacaktır. Bu da ciddi anlamda emlak sektörünü hareketlendirerek turizmin ve inşaat sektörünün yaratacağı tetikleme etkisi ile ülkemizdeki tüm sektörlerin yeniden canlanmasını sağlayacaktır. Bu noktada doğru politikaları geliştirmek, doğru kural ,yöntem ve uygulamalarla hareket edilirse önümüzdeki yıllarda ülkemiz her anlamda gercek bir cennet olabilir. Özellikle turizmde yatak sayısının teşvik edilmesi durdurulmalı, ve pastayı büyütmek için özellikle turist taşımacılığı yapacak charter seferler teşvik edilmeli, yeni destinasyonlar açılırken, mevcut destinasyonlarda geliştirilmelidir. Bununla birlikte ülkedeki atıl yatak kapasitesi yeniden ekonomiye kazandırılmalı, ve ülkenin toplam kalitesinin artırılması için ülkede topyekün yeniden bir yapılandırılmaya gidilmelidir. Özellikle insanımızın yeniden turizme döndürülmesi sağlanmalı ve bunun için gerekli tedbirler alınmalıdır. Turizm yeniden şekillendirilirken içe (otele ) dönük değil, dışa( ülke geneline) yayılacak katma değer yaratan modeller geliştirilmeli ve turizm bu eksende çeşitlendirilmelidir ki ülkenin kıt kaynakları tüketilirken halkın tümü turizmden eşit pay alabilsin. Ve en fazla katma değer sağlanabilsin. Saygılarımla, Mehmet Dolmacı
