Northern Cyprus Tourism

June 12, 2008

Melatonin

Filed under: Günlük Haberler

Melatonin denilen hormon beyinde ve sadece 23:00 ile 05:00 saatleri arasinda salgilanan bir hormondur. Hormonun temel görevi vücudun biyolojik saatini koruyup ritmini ayarlamak. Jetlag denilen hadisenin sebebi de bu hormon. Hormon diger aktioksidan tesirlerini de güçlendiriyor, kanserli hücrelere karsi koruma sagladığı gibi, yorgunluk , isteksizlik gibi durumlarin nedenlenlerini de olusturabiliyor. Su anda bu hormon yaslanmayi geciktirici etkisinden dolayi da üzerinde önemle durulan bir hormon.işin can alici noktalarindan birisi hormonun cocuklar üzerindeki tesiridir. Avrupada lösemili ve kanserli çocuk sayilarinin artmasindan ötürü yapilan arastirmalar sonucunda ailelerden istenen bir husus da cocuklarin kesinlikle karanlik ortamlarda yatirilmalari. cünkü melatoninin güçlü salgilanmasinin kansere karsi koruyucu etkisi oldugu biliniyor. Ancak bu hormon isiga duyarli. Deneylerde uyuyan kisinin hormon salgisi izlenirken isigin açildiginda hormonun azaldigi , karanlikta yogun olarak salgilandigi tesbit edilmis. Bilimsel bir gerçek. ‘Lütfen karanlikta yatin ve çocuklariniz uyurken isigi kapatin … Unutmayin körlerde kanser olma orani yoka yakindir

May 24, 2008

Book Crossing / Kitab değişimş

Filed under: Günlük Haberler

Book Crossing Amerika’da yeni bir moda cikmis: Birtakim mechul kisiler, kamuya acik yerlere birtakim kitaplar birakiyorlarmis. Diyelim bir parka gidip bir banka oturuyorsun, bankta bir kitapla karsilasiyorsun. Mahallede yasayan bircok kadinin ortaklasa kullandigi ‘camasir yikama merkezine’ gidiyorsun, makinelerden birinin ustunde bir kitap. Trene biniyorsun, aa,koltugunda bir kitap bulunuyor. ‘Marketten’ alisveris ederken elini atiyorsun, birisi biskuvi paketleriyle cips paketlerinin arasina bir kitap yerlestirmis. Telefon kulubesine giriyorsun, telefonun yaninda bir kitap… Define bulmak gibi! Roman, siir, oyku, deneme, artik bahtina ne cikarsa… Bu moda Italya’da ve Fransa’da da yayilmakta. Kitabi birakan kisi kimligini gizli tutuyor, kitabin parasini da helal ediyor. Tek ricasi var, siz de okuduktan sonra buna benzer bir yere birakin da baskalari da yararlansinlar. Fakat bunu baslatan kisi belli: Ron Hornbaker adinda, Missouri eyaletinden bir bilgisayarci. Bu olaya ‘BookCrossing’ deniyormus. ‘Kitap gezdirme’ diye mi tercume edelim.. Fransa’ da boyle ‘crossing’ yapan dokuz bin kisi varmis daha simdiden, ortalikta dolasan serseri kitap sayisi da on bini gecmis… Bu nedir biliyor musunuz arkadaslar? Bu bir cesit ‘okuma ve okutma kampanyasidir’ . Paylasmaktir Ve basli basina bir projedir. ‘LONDRA’DAKI UYGULAMA TURKBUKU’NDE DE BASLAMIS, Turkbuku’nde plajdayim. Bir baktim, yattigim yerde bir kitap var.. Adi,’Yildizli, yagmurlu geceler’.. ‘Ah, biri unutmus’ derken, kapagini acip icine bakmak istedim ve beni sasirtan bir yazi gordum; ‘Ben bu kitabi severek okudum. Ve bitirdigim yerde birakiyorum. Sizin de seveceginize eminim. Severseniz okuyun, sevmezseniz aynen buldugunuz yerde birakin. Okursaniz, numara verdikten sonra sizde oldugunuz yerde birakin lutfen.. 03 / 2005 Turkbuku..’ 03.. Ucuncu kisinin bu kitabi biraktigini belirtiyormus. . Diger iki kisiden biri Istanbul’da birakmis, digeri ise Bodrum’da birakmis.. Ben aldim kitabi Istanbul’a geldim ve hala okuyorum. Bitirince ben de ‘04′ve nerede okumussam yazip birakacagim. . Megerse bu yeni adetmis.. Ozellikle Londra’da cok yayginmis. Parklarda birakiyorlarmis okuduklari kitaplari insanlar. Londra’da birakilan bir kitap Kuzey à rlanda’dan cikmis.. Bakalim benim birakacagim kitap nereden cikacak? Elinizdeki kitabi buldugunuz ilk noktaya birakmadan once http://www.bookcrossing.com/ sitesini incelemenizi tavsiye ederim. Siteye girince 2.5 milyon kitabin hala dolasmakta oldugunu goreceksiniz. Amaclari tum dunyayi bir kutuphaneye cevirmek!!! Kitaba bir etiket aliniyor, sisteme kitapla ilgili bir takim giriliyor, bu etiket uzerinde ise bulana kitabin BookCrossing eylemi icersinde birakildigi, eger ulasim imkani var ise sisteme bulunma ile ilgili ve eger el degistirecekse bir sonra birakilacagi durak.. vs ile ilgili bilgiler veriliyor. Bu sayede kitabinizi takip edebiliyorsunuz. http://www.bookcrossing.com Cafe’de, otel lobisinde, sinema’da kitap bulursaniz, sasirmayin hemen icine bakin, book crossing olabilir .. Lüfen bu iletiyi net ortamıdan yayalım.. Bir yerden biz de başlayalım..

July 25, 2007

Hem Ferahladım Hem Kıskandım

Filed under: Günlük Haberler

Necdet Ergün
nergun@kibrisgazetesi.com

Kıbrıs gazetesinden alınmıştır…

Vallahi öyle! Bir taraftan ferahladım öte yandan da kıskançlıktan çatladım. Turizmden nasıl para kazanılırmış Yunan adalarını gezerken anladım. Turizmin bir tarz işi, konsept oluşturma sanatı olduğunu daha iyi anladım. Onların yaptıklarını görünce, bizim buralarda yaptığımızın turizm (okka işi) olmadığını anladım. Adamlar, çatır çatır iyi fiyata hem coğrafyayı hem de kültürü satıyorlar. Küçük ölçekli, özel ilgiye dayalı turizmin nasıl para kazandırdığını anlamak için Yunan adaları çok iyi bir örnek. Yerel katma değeri çok yüksek bir turizm yapıyorlar. Ulaşım ambargosu turizm için vallahi bahane! Yahu, insanlar bu adalara saatlerce bekledikleri gemilerle ve çok az sayıda direkt seferlerle geliyor. Turistler, bu adaların büyüleyici turizm konseptini ve tarzını görmek için ulaşımdaki her türlü eziyeti gönüllü olarak çekiyorlar. .Neyse, çoluk-çocuk her bir adada 2-3 gün konaklayarak "Mykonos, antorini ve Naxos" güzergahında keyifli bir tatil yaptık.Her adayı karış karış araba kiralayarak dolaştık.Bizimkisi, Santorini ve Naxos’un daracık yollarında ve uçurumlarında birazcık adrenalini yüksek bir seyahat oldu. Doğrusu, ne fırtınalı bir havada minicik bir havalaanına küçük bir uçakla "küt" diye inmemiz ; ne de ertesi gün Santorini’ye fırtınadan dolayı iki gemiyle eziyetli ve dolaylı gidişatımız tatil hevesimizi kırmaya yetmedi. En fazla etkilendiğimiz Santorini’den başlayalım. Santorini, bugüne kadar hayatımda gördüğüm en panoramik yer. Sarp volkan kayalar üzerine kurulu Fira büyüleyici bir panoramaya sahip. Nasıl da, sarp volkan kayaların yamacına bembeyaz küçücük otelleri, restorantları, cafeleri, lüks dükkanları serpiştirmişler öyle? Santorini, buzulların volkanik kayalık hali gibi bir yer. İnsanlar, güneşin batışını Fira sırtlarındaki muhteşem panoromayla seyretmek için restoranları, cafeleri dolduruyor. Fira ve Oia kasabacıkları, sarp bordo volkan kayaları üzerine kurulmuş tipik Yunan evleri ve daracık sokaklarda cıvıl cıvıl ortamlara sahip. Santorini’de sahiller siyah kum ve boş olan dağ-bayır her yer bağlarla dolu. Zaten, Santorini’nin volkanik topraklarında üretilen beyaz şarap ve küçük domatesler çok ünlü. Fakat Santorininin küçücük limanı felaket ve kaotik bir yer. Ama yine de çok iyi organizasyonları var, o yüzden seri çalışıyorlar. Aslında, Naxos için söylenecek fazla bir şey yok.Liman ortamı ve kilometrelerce bembeyaz kumları,zümrüt yeşili denizi ve doğal sahilleri dışında bir esprisi yok.Bir de taş ve doğal mermerden yapılmış küçük dağ köyleri enterasan. Mykonos ise hem küçük koylarındaki muhteşem sahil ortamları ile hem de Hora’nın(merkez)daracık, piramitlerin içi gibi karmaşık ama fantastik sokacıkları ile çok farklı bir yer. Dar sokacıklar hep ayni renkte boyanmış, bütün küçük evcikler, restoranlar, cafeler, otelcikler hep bembeyaz ve mavi pancurlarla kaplı. Yoksa, ilk bakışta kayalık ve kıraç bir adacık. Bir de hep rüzgarlı. Ama adamlar hemen hemen hiç ağaç ve yeşilin olmadığı bu kıraç kayalıklarda benzerlerine göre pahalı bir eğlence, alış-veriş ve yeme-içme(cuzine) konseptli bir turizm tarzı yaratmış. Hem Mykonos’a hem de Santorini’ye her gün 3-5 tane büyük cruize gemi günü birlik geliyor. Gemilerden inenler her iki adacığı paraya boğuyor. Bunun yanında her ikisi de yatların uğrak yeri.Hele hafta sonları limanlarında yat bağlama yeri kalmıyor. Son olarak, Mykonos’da nefis bekar hatunlar var, adam akıllı gözümün pası gitti ama hayatımda bu kadar çok "gay çifti" bir arada gördüğümü de hatırlamıyorum. Neticede,yorucu ama çok keyifli bir tatildi. Şimdi iş zamanı.Gittik-geldik, Türkiye’de seçimler gerçekleşti.Bizim buralarda herkes seçim sonuçlarına göre senaryolar yazıyordu. Pazartesi, AKP’nin seçim zaferinin Kuzey ekonomisine etkileri üzerine sohbet edeceğiz.

June 17, 2007

Soyer: “Ahmet Derya hükümetin bilgisi ve onayı dışında görevden alındı”

Filed under: Günlük Haberler
  • İŞİN GERÇEĞİ…“Ahmet Derya arkadaşımıza dönük olarak haksız bir tasarruf, sıkıntı verici bir tasarruf olsa bile, bu noktada Ahmet Derya arkadaşımızın ismini sürekli ve devamlı tartışma konusu yaptırmamak ve onun üstünden Kıbrıs Türk Hava Yolları’nı dövmek isteyenlere fırsat vermemek için yüreğimize taş basarak bu yanlış kararı düzeltme noktasına gitmedik. İşin gerçeği budur”

Başbakan Ferdi Sabit Soyer, Ahmet Derya’nın, Kıbrıs Türk Hava Yolları (KTHY) Genel Müdürlüğü görevinden, hükümetin onayı ve bilgisi dışında alındığını açıkladı.

KTHY’de beklemedikleri bir şekilde, Yönetim Kurulu ile Genel Müdür arasında doğan çelişki ve yönetim sıkıntısının, kendi dinamikleri içerisinde çözülememesi üzerine, Genel Kurul aşamasında, hükümetin bilgisi ve onayı dışında, Yönetim Kurulu’nda bulunan çoğunluğun, Genel Müdür’ü görevden aldığını kamuoyuna açıkladığını kaydeden Başbakan Soyer, Ahmet Derya’nın isminin sürekli tartışılarak yıpratılmaması ve onun şahsında Kıbrıs Türk Hava Yolları’na dönük olarak herhangi bir sıkıntı doğmaması için bunu yeniden görevlendirme olarak ele aldıklarını kaydetti.

Soyer, “Ahmet Derya arkadaşımıza dönük olarak haksız bir tasarruf, sıkıntı verici bir tasarruf olsa bile, bu noktada Ahmet Derya arkadaşımızın ismini sürekli ve devamlı tartışma konusu yaptırmamak ve onun üstünden Kıbrıs Türk Hava Yolları’nı dövmek isteyenlere fırsat vermemek için yüreğimize taş basarak bu yanlış kararı düzeltme noktasına gitmedik. İşin gerçeği budur” şeklinde konuştu.

Başbakan Ferdi Sabit Soyer, Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Salih Usar ve KTHY Yeni Genel

Müdürü Sümer Garip’le birlikte KTHY’de basın toplantısı düzenledi.

Görev devir tesliminin yapılacağı duyurulan tören dolayısıyla düzenlenen basın toplantısında Soyer,

Ahmet Derya’nın görevden alınma süreciyle ilgili açıklamalarda bulundu.

Devir teslim töreni yapılamadı 

Ahmet Derya, Başbakan Soyer ve Bakan Usar’ın, KTHY’ye gelişlerinden kısa bir süre önce binadan ayrıldığı için, devir teslim töreni yapılamadı.

Basın toplantısında, hükümetin alışılmış tüm değerlerin ötesinde bir yönetim biçimi sergilediğine işaret eden Başbakan Soyer, “Çünkü demokratik ve reform uygulama arzusunda olan bir iktidar, alışılmış yargıların esiri olamaz” dedi.

Bu anlayış doğrultusunda, hükümetin atamasıyla şekillenen kamu kurum ve kuruluşlarında, özerkliğe ve atanan insanların büyük ölçüde özgürce görev ifa etmesine önem verdiklerinin altını çizen Soyer, “bu nedenle görevlendirilen kişilerin, o kamu kuruluşunun özü; içeriğiyle ilgili ana hatlarına, yani hükümetin genel politikasına, yönetim anlayışına, ekonomik politikasına; genel çerçevede ilkesel anlamda uyma ve bağlılık noktası ile kendi özellerinde özgürce ve o kurumun ihtiyaçlarına yönelik bir yönetim şekli yürütmesi gerektiğine” inandıklarını anlattı. Başbakan Soyer, şöyle konuştu:

 

“Atanan kişilere özgürlük veriyoruz” 

“Bundan ötürü KTHY de dâhil, tüm kamu kuruluşlarına görevlendirdiğimiz tüm arkadaşların,

geçmişin alışkanlıkları çerçevesinde, o alanda görevli bakan ya da başbakanın güdümünde, ona bağlantılı bir şekilde hareket yapmasını arzulamıyoruz. Bundan ötürü bir özgürlük veriyoruz. Bu bize, pek çok alanda bir dinamizm sağlamakta ve müthiş bir de performans geliştirmektedir.”

Soyer, kamu bankaları olan kooperatiflerde, vakıflar ve benzer yerlerde yaşanmakta olan bu dinamizmin KTHY’de de son derece önemli bir kısım gelişmelerin oluşmasına katkı sağladığını belirtirken, bu anlayışın yerine oturmasına kadar geçen sürenin bazı sıkıntılar doğurduğunun da bir gerçek olduğunu kaydetti.

 

“Görevden alınma kararı hükümetin inisiyatifi dışında” 

KTHY’de beklemedikleri bir şekilde, Yönetim Kurulu ile Genel Müdür arasında doğan çelişki ve yönetim sıkıntısının, kendi dinamikleri içerisinde çözülememesi üzerine, Genel Kurul aşamasında “maalesef”,  hükümetin bilgisi ve onayı dışında, yönetim kurulunda bulunan çoğunluğun, Genel Müdür’ü görevden aldığını kamuoyuna açıkladığını kaydeden Soyer, çalışmalarından övgüyle söz ettiği Ahmet Derya’nın görevden alınış sürecini şöyle anlattı:        

“Hükümet olarak kamu kuruluşlarına müdahale etme ve oraya görevlendirdiğimiz kişileri, doğrudan doğruya başbakanın veya ilgili bakanın talimatlarıyla hareket etme noktasında düşünmediğimiz için dönem, dönem bu özgürlük noktası, kendi içindeki sıkıntıları da üretmektedir, ama bu sıkıntılar bir anlamda olayın özünü bu çerçevede berhava etmemektedir. Bunu geliştirme konusunda bize deney, tecrübe ve sıkıntıları aşma konusunda yeni olgular çıkmasına vesile olmaktadır. Bu temel doğrultusunda KTHY’de, KTHY’nin Kıbrıs Türk halkının büyük ölçüde bir kuruluşu olarak görevini ifa ederken, çeşitli şekillerde konjektürel değişim noktasıyla meydana gelen sıkıntıları aşma konusu tartışılır ve geliştirilirken maalesef beklemediğimiz bir şekilde KTHY’nin Yönetim Kurulu ile Genel Müdürümüz arasında bir çelişki oluşmasına ve bir yönetim sıkıntısı doğmasına sebebiyet vermiştir. Bunu kendi dinamikleri içerisinde bir anlamda çözme olgusu bir türlü gelişemediği için en nihayet Genel Kurul aşamasında maalesef, hükümetimizin bilgisi dışında, yönetim kurulunda bulunan çoğunluk, hükümetin onayı dışında, Genel Müdürü görevden aldığını kamuoyuna deklere etmiştir. Böylece, KTHY’nin gelişmesinde aynı yönetim kurulu üyeleriyle beraber çok büyük özveriyle çalışan Genel Müdürümüz bu noktada, bu tarzda, uygun olmayan bir yönetimden görevden alınma durumuyla karşı karşıya kalmıştır.”                                          

Bu durumu, “özgürlüğün ve demokratik özgünlüğün getirdiği bir sıkıntı” olarak değerlendiren Başbakan Soyer, hükümet ve ilgili bakanın inisiyatifi dışında alınan bu kararın, bu tarzda bir sıkıntı doğurduğunu belirtirken; şöyle dedi:

“Bilahare bu karar alındıktan sonra KTHY’nin kendi uygulama biçimi çerçevesinde, Ahmet Derya arkadaşımızın e-mail’inin kapatılması ve belli ölçüde daha başka görev tesliminde olan bir kısım hadiseler de bu duygusal gelişmeye, tasvip etmediğimiz bir içerik katmıştır… Bu, alışılmışın dışında demokratik ve yeni tarzda bir yönetim şeklinin orta yere çıkarttığı bir idare biçimidir. Ancak bu idare biçiminin yarattığı sıkıntılara bakarak bundan böyle Kıbrıs Türk Hava Yolları ya da diğer kurumları doğrudan kendi özgünlüklerini berhava edecek şekilde tamamen ilgili bakan ya da hükümetin, eskiden olduğu gibi, ağır takibi ve kontrolü altında tutma gibi bir siyasetimiz hiçbir zaman olmayacaktır. Bu sıkıntıları aşarak yol yürüyeceğimiz inancındayım.”

 

“Derya neden tekrar görevlendirilmedi?” 

Hükümetin ve ilgili bakanın onayı dışında, kendi iç tartışması sürecinde Yönetim Kurulu’nun, Ahmet Derya’yı Genel Müdürlük görevinden almasından sonra bu tespiti yapan bir Başbakan olarak “neden tekrar Ahmet Derya’yı Genel Müdürlüğe görevlendirmediniz?” gibi bir soruyla karşılaşabileceği varsayımıyla Soyer, bunun nedenini ise şöyle açıkladı:

“Çok açıktır. Bir kere biz bu olduktan sonra, bu görevi devralan ve bu görevde yalnız Yönetim Kurulu üyesi olarak değil Genel Müdürlük olarak da hem Kıbrıs Türk Hava Yolları’nın Kıbrıs Türk halkına bütünüyle kazandırılması, hem de yeni yapılandırma sürecinde önemli görev ifa eden Ahmet Derya arkadaşımızın isminin sürekli tartışılarak sürekli kamuoyunda yıpratma kampanyası yapılarak daha fazla erozyona uğratılmaması ve onun şahsında Kıbrıs Türk Hava Yolları’na dönük olarak herhangi bir sıkıntı doğmaması için bunu yeniden görevlendirme olarak ele aldık. İşin gerçeği budur. Başka bir şey değildir.

 

“Yüreğimize taş basarak …” 

Bu gerçekte Ahmet Derya arkadaşımıza dönük olarak haksız bir tasarruf, sıkıntı verici bir tasarruf olsa bile bu noktada Ahmet Derya arkadaşımızın ismini sürekli ve devamlı tartışma konusu yaptırmamak ve onun üstünden Kıbrıs Türk Hava Yolları’nı dövmek isteyenlere fırsat vermemek için yüreğimize taş basarak bu yanlış kararı düzeltme noktasına gitmedik. İşin gerçeği budur. Bunu bütün halkımızla paylaşmak istiyorum.”

Başbakan Soyer, Ahmet Derya’nın genel müdürlüğü döneminde yapılan şahsına yönelik suçlamalara atıfta bulunarak “öğretmen adamdan Genel Müdür olur mu? Kıbrıs Türk Hava Yolları’nı mahvettiler, şunu yaptı bunu yaptı” şeklindeki saldırıların şu anda farklı bir içerikle gündeme getirilmeye çalışıldığını söyledi.

“İşte bütün bunları görerek biz bu kararı almak durumundayız.”diyen Başbakan Soyer, Ahmet Derya’ya ve o dönemde görev yapıp şimdi ayrılan bütün Yönetim Kurulu üyelerine de teşekkürü bir borç bildiğini ifade ederek, şunları kaydetti:

“Çünkü çok zor koşullarda Kıbrıs Türk Hava Yolları’nı böylesi rekabet ortamında yeniden yapılandırma konusu gibi çok önemli bir işin altına ellerini sokmuşlardır, çok önemli bir taşın altına ellerini sokmuşlardır. Bundan ötürü kendilerine son derece teşekkür ederim ve bu teşekkürü de, Kıbrıs Türk halkı adına, hükümetim adına hak ettiklerine inanıyorum.”

Soyer, yeni dönemde, yeni yönetimin, Kıbrıs Türk Hava Yolları’nın yeniden yapılandırılması konusunda başlayan süreci devam ettireceğinin ve bunun hızlı bir şekilde yerine getirilmesinin zorunluluğuna dikkat çekerken  “Çünkü hiçbir kişi, hiçbir değer Kıbrıs Türk Hava Yolları gibi önem taşımamaktadır” dedi.

 

“Önce ülkem ve halkım…” 

Başbakan Ferdi Sabit Soyer, ülkenin ve halkın onuru ile çıkarının, partisel ve kişisel çıkarlardan önde gelmesinin gerekliliğine vurgu yaparak, gerek parti, gerekse hükümet olarak “önce ülkem ve halkımız” ilkesini temel aldıklarını söyledi. Soyer, şunları kaydetti:

“Bu toplumda artık tartışılması gereken bir hadise vardır. Benim onurum, benim partimin çıkarı, benim sendikamın çıkarı, benim şahsi konumum elbette bir değerdir. Ama bütün bunların önünde olan değer; ülkemin onurudur, ülkemin çıkarıdır, halkımın onurudur, halkımın çıkarıdır. Halkımın ve ülkemin onuru öne gittiği sürece kişisel olarak benim onurum, zümresel olarak çıkarım, siyasi parti olarak çıkarım yol alır ve gelişir. Bütün bunların önüne kişisel onurlar, zümresel çıkarlar, dar siyasi çıkarlar veya ticari karlar öne çıkamaz.

İşte bundan ötürü biz kesinlikle şu inançtayız, hem parti olarak hem hükümet olarak önce ülkem ve halkım, sonra partim, kuruluş, kar… Bu temel doğrultusunda bazı kararları yüreğimize taş basarak da almak durumundayız ve bunun için bunu şekillendirmek pozisyonundayız.”

 

Yeni yönetim alınan karaları uygulamakla mükellef 

Basının sorularını da yanıtlayan Başbakan Soyer, bir soruya karşılık, geçmiş dönemde yaşanan sıkıntıları yatıştırmak için hükümetin müdahalesi olmadığını, ancak görüşünün olduğunu kaydederek, şirketin selameti için bir kısım emekli insanın işten durdurulması olayının yükünü Başbakan olarak da çektiklerini anımsattı, kimsenin ayrıcalıklı ve avantajlı olamayacağını söyledi.

Yeni yönetimin alınan kararları uygulamakla mükellef olduğunu vurgulayan Soyer, “Genel müdürün ayrılmasına sebebiyet teşkil eden pozisyon yerine gelmek zorundadır. Hiç kimse bir avantaja sahip olamaz. Bir sıkıntı varsa, bu herhangi bir şekilde ayrıcalıklı insan ele alınarak çözülemez. Bizim görüşümüz budur ve ifade ettik” dedi. (tak)

June 13, 2007

Dipkarpaz’da mağara içinde 2700 yıllık tarihi eser bulundu

Filed under: Günlük Haberler

Dipkarpaz’da mağara içinde 2700 yıllık tarihi eser bulundu Dipkarpaz’da köy içinde, İskele Kaymakamlığı ile belediyenin birlikte gerçekleştirdiği yol genişletme çalışmaları sırasında ortaya çıkan mağara içinde 18 parça tarihi eser bulundu. Toprak üstünde tespit edilen eserler, Eski Eserler ve Müzeler Dairesi Gazimağusa Bölge Müdürlüğü’nden bir ekip tarafından mağaradan çıkarıldı. Mağarada, toprak altında başka tarihi eserlerin olabileceğine dikkat çekilerek, kazı çalışmalarına yarın başlanacağı ifade edildi. Yaklaşık 2700 yıllık, Geometrik Dönem’e ait irili ufaklı testi ve iki kulplu tepsilerden oluşan tarihi eserlerin Kıbrıs’ta ender bulunan tarihi eserlerden olduğu bildirildi. Dipkarpaz Belediye Başkanı Mehmet Demirci, tarihi eserlerin mağaradan çıkarıldığı sırada yaptığı açıklamada, yol genişletme çalışmaları sırasında kazı yapılırken bir mağaranın ortaya çıktığını, mağaranın içinde de toprak üstünde tarihi eserlerin tespit edildiğini ifade etti. (tak)

May 31, 2007

Genç nesillere çevre bilincini aşılamak ve deniz kaplumbağalarına daha güzel bir yaşam alanı sağlamak amacıyla, Alagadi plajında düzenlenen çevre temizliği dün, okullar ve kuruluşların katkılarıyla gerçekleştirildi.

Filed under: Günlük Haberler

Kuzey Kıbrıs Turkcell’in sponsorluğunda, BM Kalkınma Programı-Gelecek İçin Ortaklık (UNDP-PFF) organizasyonunda Çevre Koruma Dairesi, Esentepe Belediyesi, Lefke Avrupa Üniversitesi (LAÜ), Kuzey Kıbrıs Kaplumbağaları Koruma Cemiyeti, Gaziköy Çevre ve Kültür Derneği, North Cyprus Scuba Centre, Kuzey Kıbrıs Turkcell çalışanları, Sunny Lane ve 23 Nisan ilkokulları işbirliğinde dün saat 10.00′da gerçekleştirilen etkinlikte kıyı şeridi deniz kaplumbağaları için temiz hale getirildi. North Cyprus Scuba Centre dalgıç ekipleri tarafından denizin iç kısımları da temizlendi.

LAÜ Tarım Bilimleri Fakültesi Öğretim Görevlisi, Kuzey Kıbrıs Kaplumbağaları Koruma Cemiyeti Üyesi Özge Özden’de gerçekleştirilen organizasyonda yaptığı konuşmada, " Kuzey Kıbrıs Turkcell’in bu yıl 7′ncisini

gerçekleştirdiği etkinlikle Caretta Caretta ve Chelonia Mydas türü deniz kaplumbağalarının, Akdeniz’deki en önemli üreme bölgelerinden Girne Alagadi ile Karpaz Ronnas sahillerinde temizlik gerçekleştirildiğini belirterek, deniz kaplumbağalarının her yıl 1 Haziran-30 Eylül tarihleri arasında yumurtladıklarını da hatırlattı.

Her yıl geleneksel düzenlenen etkinlikte yavru deniz kaplumbağaların denize ulaşmasını engelleyecek atıkların bölgeden temizlendiğini ifade eden Özden, vatandaşlara çağrıda bulunarak deniz kaplumbağalarının yuvalarına dikkat etmeleri ve sahile çöp bırakmamalarını da istedi."

Çevre temizliğine katılanlar ne dediler? Çevre temizliğine katılanlar ne dediler ?

Meryem Şah Özpınar: ( Türkçe öğretmeni )

"Sadece bugün için değil, rutin olarak özel günlerdeki gibi tarihi belli olmalı ve sadece bir bölge değil, tüm adaya yayılmalı. Gerçekleştirilen bu organizasyonda, çocuklar çöp toplamanın, etrafı kirletmekten daha zor olduğunu uygulayarak anlıyorlar. Tüm devlet kurumları, okullar ve duyarlı anne babalar da katılarak destek vermelidir."

Mehmet Paşalıoğlu: (Gaziköy Çevre ve Kültür Derneği Başkanı )

"Bu etkinliği radyo ve gazetelerden öğrendik ve dernek olarak bizde katkı koymak için geldik. Bozulma yolunda giden çevreyi, duyarlı insanlar ve kuruluşlar tarafından yeniden güzel hale getirebiliriz. Halkın yoğun ilgi göstermemesine rağmen, gelenler tarafından plajdaki çöpler toplandı. Çocuklar birlik içinde hareket etmeyi de öğrendiler."

Kıbrıs Türk Ticaret Odası ile Ekonomi ve Turizm Bakanlığı, Güney Kıbrıs’tan gelen turistleri, Yeşil Hat Tüzüğü’nden doğan haklarıyla ilgili kampanya başlattı

Filed under: Genel, Günlük Haberler

Kıbrıs Türk Ticaret Odası (KTTO), Güney Kıbrıs’tan gelen turistleri KKTC’den yapacakları alışveriş konusunda bilinçlendirmek ve yolcu beraberinde geçirilebilecek azami miktarlar konusunda bilgilendirmek amacıyla kampanya başlattı.

Ticaret Odası’nın, Ekonomi ve Turizm Bakanlığı ile işbirliği içinde planladığı kampanya çerçevesinde bütün sınır kapılarına, KKTC ile Güney Kıbrıs arasındaki ticareti düzenlemek amacıyla hazırlanan Yeşil Hat Tüzüğü’nün yolcu beraberinde geçirilebilecek azami miktarla ilgili hükmünün yazılı olduğu büyük panolar kuruldu.

Panoların ilkinin açılışı nedeniyle dün Ledra Palace sınır kapısında bir etkinlik düzenlendi.

Ticaret Odası Başkanı Erdil Nami ile Ekonomi ve Turizm Bakanlığı Müsteşarı Yusuf Gülçür’ün de hazır bulunduğu etkinlik sırasında, Güney Kıbrıs’tan gelen turistlere beraberlerinde geçirebilecekleri azami miktarların yanı sıra KKTC’de alışveriş ve konaklama konularıyla ilgili bilgilerin yer aldığı broşürler de dağıtıldı.

Ticaret Odası ve bakanlık yetkilileri, daha sonra turistlerin yanı sıra esnafı da bilinçlendirmek amacıyla Lefkoşa çarşı merkezine gitti.

Ledra Palace’da ilki gerçekleştirilen etkinliğin ikincisi de bugün saat 14.00′de, Gazimağusa eski liman kapısı karşısında (Petek Pastanesi önünde) gerçekleştirilecek.

Yeşil Hat Tüzüğü’ne göre Güney Kıbrıs’tan KKTC’ye gelen turistler geri dönüşlerinde beraberlerinde azami 135 Euro’luk mal, 1 litre alkollü içki ve 40 adet (2 paket) sigara geçirebiliyor.

 

Nami: Rumlara, yasal bir ülkeye geldiklerini göstermeye çalışıyoruz

 

Kıbrıs Türk Ticaret Odası Başkanı Erdil Nami, projenin esas amacının; Güney Kıbrıs’tan Kuzey’e gelen turistleri bilgilendirmek, haklarını daha net bir şekilde gösterebilmek olduğunu söyledi.

Nami, "Hedefimiz; Güney Kıbrıs’tan gelen turistlere yasal bir yere geldikleri ve ticaretlerinin de yasal olduğunu, kanuni birşey yaptıklarını hatırlatmak. Hem doğru bilgiyi vereceğiz, hem de turistlerin 135 Euro’luk alışveriş yapmalarını sağlamak" dedi.

Ledra Palace Sınır Kapısı’na kurulan büyük panonun, bütün sınır kapılarına kurulacağını söyleyen Erdil Nami, panolardaki ifadelerin yer aldığı etiketlerin de mağazalara dağıtılacağını belirtti. Nami, ayrıca sınır kapılarında ve gelen kafilelere rehberlik yapacak kişilerce dağıtılmak üzere 20 bin adet broşür bastıklarını kaydetti. Erdil Nami, şöyle devam etti:

"Avrupalı bir insanın, Avrupai bir yere geldiğinde normal haklarını kullanmasını ve esnafın da geçen yıl 60-70 bin civarında olduğu söylenen Güney Kıbrıs’tan gelen turistlere toplam 8-10 milyon Euro’luk satış yapmasını sağlamayı hedefliyoruz"

Nami, "Hem iş hayatına ivme kazandırmayı, hem de Rumların iddia ettiği gibi ‘yasal olmayan’ bir yere değil, yasal bir ülkeye geldiklerini göstermeyi amaçlıyoruz" dedi.

 

135 Euro’nun artırılması için girişim

 

Ticaret Odası Başkan Yardımcısı Hasan İnce da konuşmasında, Güney Kıbrıs’tan Kuzey Kıbrıs’a gelen turistlere alışveriş yapmanın gayri yasal olduğu yönünde propaganda yapıldığına işaret ederek, bugün yapılan etkinlikle bunun gerçek olmadığını göstermeyi ve haklarını hatırlatmayı planladıklarını söyledi.

Güney Kıbrıs’tan gelecek turistlerin, Kuzey Kıbrıs’tan 135 Euro’ya kadar alışveriş yapabilecekleri yönündeki hükmün değişmesi ve miktarın artırılması yönünde girişimleri bulunduğunu kaydeden İnce, taleplerini olumlu karşılayan Avrupa Komisyonu’nun bu amaçla bir çalışma başlattığını belirtti.

İnce, "Umarım bu limit, daha da artar ve önümüzdeki günlerde turistler, takım alacaklarsa sadece ceketini değil, hem ceketi hem de pantolonu alıp gidebilecek" dedi.

May 21, 2007

11. Kuzey Kıbrıs Uluslararası Bellapais Müzik Festivali, bu gece Çukurova Devlet Senfoni Orkestrası’nın konseri ile başlıyor.

Filed under: Genel, Günlük Haberler

21 Mayıs-18 Haziran tarihleri arasında birçok ülkeden sanatçıların katılımıyla yer alacak festival, Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat’ın himayelerinde, Cumhurbaşkanlığı, TC Lefkoşa Büyükelçiliği, Ekonomi ve Turizm Bakanlığı’nın katkılarıyla Müzik Vakfı tarafından düzenlendi. Festivalin açılış konseri, bu akşam saat 20.30′da Çukurova Devlet Senfoni Orkestrası tarafından verilecek. Emin Güven Yaşlıçam’ın yöneteceği orkestranın solistliğini, Kıbrıslı Türk piyanist Rüya Taner yapacak. Festivalde 24 Mayıs’ta Behn Halevi klarnet ve Emir Gamsızoğlu piyano ikilisinin konseri yer alacak. Festival programına göre 28 Mayıs’ta Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri Bölge Bandosu konser verecek. 31 Mayıs’ta şan resitalinde soprano Cecile Benard ve piyanoda Jean Lue Ayroles sahne alacak. 1 Haziran’da Manrico Padovani’nin solo keman resitali var. 8 Haziran’da Franks Wasser’in piyano resitali, 10 Haziran’da Rachmaninov Üçlüsü’nün konseri ve 14 Haziran’da Birsen Üçlüsü’nün konserleriyle devam edecek 11. Kuzey Kıbrıs Uluslararası Bellapais Müzik Festivali’nin kapanış konseri, 18 Haziran’da yer alacak olan piyano resitali olacak. Resitali, piyanistler Pascal Rove ve Ami Hakuno verecek. KKTC yanında Türkiye, İsrail, Fransa, İsviçre, Almanya, Rusya, Belçika ve Japonya’dan sanatçıların katılacağı festivalde, tüm konserler Bellapais Manastırı’nda yer alacak ve saat 20.30′da başlayacak. Gala ve kapanış konserleri 20 YTL, Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri Bölge Bandosu konseri ücretsiz, diğer konserler ise 15 YTL olacak. Biletler, Lefkoşa’da Oya Lab, Şifa Taner ve Toros Center, Girne’de Toros Home Store, Kybele Restaurant, Bellapais Gardens, Huzurağaç ve konser öncesinde girişten temin edilebilecek. Festivalle ilgili daha geniş bilgiye www.bellapaisfestival.com internet adresinden ulaşılabilir.

May 20, 2007

Kıbrıs Türk Seyahat Acenteleri Birliği (KITSAB) ile Kıbrıs Türk Otelciler Birliği (KITOB), ortak açıklama yaparak, turizmle ilgili endişelerini aktardı

Filed under: Günlük Haberler

2007′NİN İYİ GEÇMEYECEĞİ BELLİ OLDU… KITSAB ile KITOB, 2007 yılının turizm açısından iyi geçmeyeceğinin artık otaya çıktığını iddia etti ve bir an önce önlem alınması gerektiğini vurguladı. İki örgüt, ülkeye gelen turist sayısının artmasının tek faydasının, kağıt üzerinde güzel rakamlar oluşması olduğunu, gelen turistin ülkeye yeterince para bırakmadığını, toplum geneline yayılması gereken gelişmenin çok kısır kaldığını kaydederek, "Tüm ülkeyi temsil eden, tüm ülkeye hizmet vermesi gereken hükümetin, görevlerini yeterince yerine getirmediği ortaya çıktı" dedi

İKİ ÖRGÜTTEN HÜKÜMETE ÖNERİLER… KITSAB ve KITOB, hükümete şu önerilerde bulundu: "Var olan turizm örgütü yasa taslağının, gerekiyorsa revize edilerek derhal yasallaştırılması gerekmektedir. Şu anda hiçbir çalışma başlatılmayan, 2007 kış - 2008 yaz dönemi için sektör temsilcileri ile acilen çalışma başlatılması, vakit geçirilmeden uçak fiyatlarının ve teşvik sisteminin nasıl olacağına karar verilip kamuoyuna açıklanması gerekmektedir"

 

 

Kıbrıs Türk Seyahat Acenteleri Birliği (KITSAB) ile Kıbrıs Türk Otelciler Birliği (KITOB), 2007 yılının turizm açısından iyi geçmeyeceğinin artık otaya çıktığını savundu ve bir an önce önlem alınması gerektiğini belirtti.

KITSAB ile KITOB yaptığı ortak açıklamada, verilen teşvikler neticesinde başlayan değişik uçak şirketlerinin İngiltere ve Almanya uçuşlarının, ülke geneline yayılması gereken ekonomik rahatlamayı henüz yaratmadığını, ancak bir kaç otelin doluluğunun yükseldiğini belirtti.

Ülkeye gelen turist sayısının artmasının tek faydasının, kağıt üzerinde güzel rakamlar oluşması olduğunu, gelen turistin ülkeye yeterince para bırakmadığını, toplum geneline yayılması gereken gelişmenin çok kısır kaldığını kaydeden iki örgüt, "tüm ülkeyi temsil eden, tüm ülkeye hizmet vermesi gereken hükümetin görevlerini yeterince yerine getirmediğinin ortaya çıktığını" savundu. KITSAB ile KITOB, KITSAB Onursal Başkanı Ahmet Necati Özkan hakkında çirkin ve kabul edilemez açıklamalar yapıldığını belirtip bunları eleştirdi.

İki örgüt, "Turizm Bakanlığı, sadece müşterilere ‘kişi başı verilen bir miktar’ yeterlidir görüşünden vazgeçip, mevcut pazarlar ve yeni pazar yaratmak amacı ile Kuzey Kıbrıs’ı tanıtıcı reklâm kampanyaları yapılması zorunludur" dedi.

Yapılması gerekenler

KITSAB ve KITOB’un ortak açıklamasında, acilen yapılması gerekenler ise şöyle sıralandı:

"Var olan turizm örgütü yasa taslağının, gerekiyorsa revize edilerek derhal yasallaştırılması gerekmektedir. Şu anda hiçbir çalışma başlatılmayan, 2007 kış - 2008 yaz dönemi için sektör temsilcileri ile acilen çalışma başlatılması, vakit geçirilmeden uçak fiyatlarının ve teşvik sisteminin nasıl olacağına karar verilip kamuoyuna açıklanması gerekmektedir.

Hiç bir şekilde karşı olmadığımız, Almanya ile alış-veriş operasyonlarının ülkeye bıraktığı katma değer eşit dağıtılmalı, bu operasyonlar devam ederken, gerçek anlamda turist getirecek operatörlerin ülkemizi pazarlaması sağlanmalıdır.

Uçak sorunu büyük ölçüde çözülen İngiltere pazarında tur operatörlerine sitem edileceğine sorunlarına ilgiyle yaklaşılmalı, tüm İngiltere genelinde bakanlık tarafından reklâm kampanyaları açılmalıdır.

Kuzey Kıbrıs’a en fazla turistin geldiği ülke olan Türkiye’nin teşvik sisteminin gözden geçirilmesi ve kaldırılmış olan tüm teşviklerin yine verilmesi, ayrıca bu pazarı kaybetmemek için çok acilen reklâm kampanyaları yapılması gerekmektedir.

Bu güne kadar devletin destek vermediği tek sektör olan, acentelerin güçlenmesi, ülkeye değişik pazarların kapılarını açmaları için teşvik edilmesi gerekmektedir.

Kitle ve kongre turizmine yönelirken, özel ilgi turizmi, orta ve küçük ölçekli otellerin doluluğunu artıracak çalışmalar hızla yapılmalı, 1-2 otelin doluluğu yerine tüm sektörün canlandırılması hedef olarak belirlenmelidir".

May 16, 2007

KITSAB Onursal Başkanı Özkan: KITSAB Onursal Başkanı Ahmet Necati Özkan, turizm sektöründeki tüm birimler ile yetkililerin bir araya geleceği bir “Turizm Zirve Toplantısı ve Kurultay” yapılmasını istedi.

Filed under: Günlük Haberler

"Ülke turizminin her geçen gün daha da içler acısı hale geldiği ve getirilmekte olduğu" görüşünü savunan Özkan, "Cumhurbaşkanı’nın bütün sektör birimlerini ve yetkililerle ilgilileri bir araya getirerek ‘Turizm Zirve Toplantısı’ yapması ve akabinde de ‘Turizm Kurultayı’ gerçekleştirilerek alınan kararların uygulanması ve Turizm Örgütü’nün kurulması önerimdir" dedi.

Ahmet N.Özkan, "Turizm İntihar Ediyor Fakat Tiyatro Devam ediyor… Turizmde Tehlike Çanları" başlıklı açıklamasında, "KKTC ekonomik yapısı içinde ulusal gelire, uluslararası tanınmaya ve genelde ülkeye katkısı bakımından sayılamayacak kadar avantajıyla eşsiz konuma sahip" olduğunu belirttiği turizm sektörünün, "günümüzde, çeşitli acemilikler ve hatalarla acınacak duruma düşürüldüğü" iddiasında bulunarak gördüğü aksaklıkları ortaya koyarak çözüm önerilerinde bulundu.

"Ancak bunlar başarıldığı takdirde, 2008 ve onu izleyen yıllarda sonu hüsranla biten turizm sezonlarını yaşamaktan kurtulabiliriz" diyen Özkan’ın 11 maddede topladığı görüş ve önerileri özetle şöyle:

Görüş ve öneriler

"Turizm Bakanlığı, günümüzde eskisinden daha hantal ve işlevsiz duruma gelmiştir. Hem turizm bakanı, hem de bakanlığın üst kadroları bu işi iyi bilen kişilerin elinde olmadıkça, tarih tekerrür edecek ve önemli engellemeler ve sınırlamalarla 2006 yılında karşılaşılan geriye gidiş süreci her yıl büyüyerek ve katlanarak tekrarlanacaktır.

Turizm sektöründe bu güne kadar olduğu gibi halen de körü körüne, guduru devam edildiği takdirde gelişme değil, gerileme olacaktır. Plan, program yapılmalı, stratejiler çizilmeli, kaynaklar temin edilmeli, hedefler tesbit edilip planlar yönlendirilerek kontrol edilmeli ki başarı elde edilsin.

Yanlışlıklar tekrarlanmamalı, Turizm Örgütü kurulmalıdır.

Pazarlar değerlendirilmeli, pazarlama bilinçli yapılmalıdır. Pazarlama konusundaki hatalı yaklaşım ve uygulamalar ile gerekli önlemlerin alınmayışı geçmiş yıllardaki olumsuz tablonun tekrarına yol açacaktır.

Sektör yasal boşluklardan kurtarılmalı; bir an önce, Kıbrıs Türk Turizm Örgütü Yasası, Turizm ve Seyahat Acenteleri (Değişiklik) Yasası, Turizm ve Seyahat Acenteleri Birliği (KITSAB) (Değişiklik) Yasası, Turistik tesisler, Yan tesisler ve Yardımcı tesisler Yasası, ile Kıbrıs Türk Otelciler Birliği (KITOB) Yasası çıkarılmalıdır.

Ulaşım profesyonel standartlara oturtulmalıdır: Ulaşımsız turizm yapılamayacağı gerçeğini anlamalı ve yıllardır yaşadığımız acı ve ağır dersler sonucunda profesyonel, bilinçli havayolu işletmesi ve daha akılcı ekonomik çalışma ortamı oluşturulmalıdır.

Çevre kirliliği, ağaç katliamı, taşocakları durumu, tarihi eserlerin bakımsızlığı ve daha birçok çirkinlik turistlerin de şikayetleri arasındadır. Tüm ilgililer çevrenin korunması için önlem almalıdır.

KITSAB sektördeki saygın durumuna getirilmelidir. Günlük rutin ve periyodik işler yanında kaliteli, bilimsel, ileriye dönük birliğe yaraşır, kalıcı faaliyetler gerekir.

KITOB faaliyetlerinde desteklenmelidir: KITOB’un birçok konudaki önemli önerileri dikkate alınmalıdır. Geçmişte yapılan ve küçük kapasiteli oteller de KITOB öncülüğünde bakanlık desteğiyle turist celbedecek konuma getirilmelidir.

Sektör kuruluşlarının önemini anlamak şarttır.

Cumhurbaşkanı’nın bütün sektör birimlerini ve yetkililerle ilgilileri bir araya getirerek "Turizm Zirve Toplantısı" yapması ve akabinde de "Turizm Kurultayı" gerçekleştirilerek alınan kararların uygulanması ve Turizm Örgütü’nün kurulması önerimdir."

Get free blog up and running in minutes with Blogsome
Theme designed by Jay of onefinejay.com